Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/9648 E. 2006/10482 K. 11.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9648
KARAR NO : 2006/10482
KARAR TARİHİ : 11.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Eryılmaz ve Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine vekili, … … Mahallesi 4771 ada 4 parselin öncesi orman sayılan yerlerden iken 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını iddia ederek Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Eryılmaz ve Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma işlemi, 1994 yılında 3302 ve 3373 Sayılı Yasalara göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1970 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tapu kaydının özel yasalar gereğince oluşturulmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmişse de, taşınmazın şuyulandırma öncesinde 11 ada 33 nolu kadastro parselinden geldiği, bu parsele revizyon gösterilen Ocak 1940 tarih 14 nolu tapu kaydı ile…Belediyesi adına kayıtlı iken 2510 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis ve temlik suretiyle tevzi edilerek Ağustos 1952 tarih 178 numara ile gerçek kişi adına tapu kaydı oluşturulduğu, eğiminin % 10 olduğu 22.03.1996 tarih 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.K. ile öngörülen şekilde oluşturulan tapu kaydının makiye ayrılan yerlerde geçerli olacağı ve bu tür yerlerde sonradan yapılan 2/B uygulamasının yasal dayanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerekirken farklı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 11/07/2006 günü oybirliği ile karar verildi.