YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9720
KARAR NO : 2006/16243
KARAR TARİHİ : 23.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.3.2001 … 1763-3149 sayılı bozma ilamında “… … 6525 parsel sayılı 551,50 m2 yüzölçümlü çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman tahdidi içinde kaldığı ve daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinde sözü edilen Asliye 3.Hukuk Mahkemesinin 1990/237 esas sayılı dosyasının ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan makiye ayırmaya ilişkin tüm evrakların getirtilerek tamamlanmış ve sonradan adli veya idari yargı yerinde iptal edilmemiş uygulanabilir … haritasının bulunması halinde yeniden keşif yapılarak davalının dayandığı 2510 Sayılı Yasaya göre verilen tapu kaydı ile makiye ayırma haritasının uzman bilirkişiler huzuruyla yöntemine uygun olarak uygulamasının yaptırılarak çekişmeli yerin makiye ayrılan bölümde kalıp kalmadığının belirlenmesi, makilik alanda kaldığının ve davalının bayiine 2510 Sayılı Yasa uyarınca verildiğinin anlaşılması halinde davanın reddedilmesi gerekirken, İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı biçimde düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usulsüz olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve davalıların tutundukları tapu kaydının 1943 orman tahdidi ile orman olarak sınırlandırılan alan içinde oluşturulup hukuki değeri olmadığına, yörede geçerli bir makiye ayırma işlemi bulunmadığına, Yargıtay Kararlar Dergisinin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2001 … 2001/3179-3713 sayılı kararı ile bu kararı benimseyen HGK’nun 03.07.2002 … 2002/20-558/588 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi İstanbul Anadolu Yakasında … Nahiyesine bağlı …, …, …, …, …, …,…, … ve … Nahiyesine bağlı Alemdağ, …, …, … Köylerinin mülki hudutları içinde bulunan ormanların isimleri, tahdit yılı ve tescil durumlarının düzenlenen listede gösterildiğine ve makiye ayırma işlemlerinin iptaline
karar verildiğine, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile … adına orman sınırları dışına çıkarıldığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 23/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.