Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/980 E. 2006/3122 K. 13.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/980
KARAR NO : 2006/3122
KARAR TARİHİ : 13.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B madde uygulaması nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine vekili 21.11.1990 tarihli dava dilekçesinde … Köyü 7251 parsel sayılı taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanın 3116 Sayılı Yasaya göre … Devlet Ormanı olarak tahdidinin yapıldığını ve kesinleştirilerek 23.11.1944 tarihinde tapuya tescil edildiğini, davalının bayinin hasımsız olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava sonunda 1953/462-1954/59 sayılı ilamla tapusunun yüzölçümünün 82710 m2’den 215000 m2’ye çıkarıldığını, oysa 1972 yılında yapılan tapulamada dava konusu yer devlet ormanı sınırları içerisinde olduğundan aynı yüzölçümüyle 6173 parsel numarası verilerek Hazine adına tescil edildiğini, davalı tapusu 82710 m2 olduğu halde, tapu kaydından daha fazla 102 dönüm yerin davalıya verilerek kesinleştiğini, 1744 Sayılı Yasaya göre bu yerin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bundan sonra aynı yerde ikinci kez tapulama yapıldığını ve parselin davalı adına tesbitinin yapıldığını, tesbite itiraz sonucunda Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 24.07.1984 gün ve 1984/154-157 sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, 4785 ve 1744 Sayılı Yasalar karşısında davalının tapusunun geçersiz olduğunu ve tapu kaydı miktarından fazla zaten tahdit dışında yer verildiği gerekçesi ile, tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına 2/B alanı olarak tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Mahkemece keşif ve uygulama yapılmaksızın dava konusu taşınmazın getirtilip incelenen Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 1991/15 Esas sayılı dava dosyasında 30.09.1992 tarihli kararı ile davaya konu taşınmazın malikhanesine Mıgırdıç Karakaşyan yazılmak suretiyle malikhanesinin doldurulmasına karar verildiği ve derecettan geçerek kesinleştirildiği ve yine Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/349 esas sayılı dosyasında 25.11.1987 tarihli kararı ile davaya konu taşınmazın davalı … Karakaşyan adına tesbitine ve tapuya tesciline karar verilerek hükmün derecattan geçerek kesinleştiği, aynı parsel hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir hüküm bulunduğundan aynı hususta … bir karar verilemeyeceği gerekçeleriyle kabule şayan görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Çekişmeli parsel ile öncesi bütün olan birçok parsel hakkında Hazine tarafından; gerek Üsküdar gerekse Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemelerinde aynı nedenle dava açıldığı, bunların birçoğunun karara bağlandığı, gerek Dairemizce gerekse ilgili mahkemelerce bilinen bir gerçektir. Örneğin çekişmeli parselle aynı konumda olan olan …. Mahallesi 7160 sayılı parsel hakkında Ümraniye Asliye 2. Hukuk Mahkemesince verilen 11.12.2003 gün ve 2002/243-1011 sayılı karar Dairenin 13.12.2004 gün 2004/7482-12507 sayılı ve yine … Köyü 269 parsele ilişkin 28.02.2005 gün ve 2004/11974-2005/1811 sayılı bozma ilamlarında özet olarak; “Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalı kişilerin dayandığı Rebiülahir 1285 tarih 116 nolu sicilden gelen ifraz tapu kayıtlarının kapsamında olduğu ve 1955 yılında yapılan maki tefrik çalışması ile makilik alan olarak tefrik edildiği, bu tarihten sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada orman niteliği ile hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmasının yasal dayanağı bulunmadığı ve halen davalıların zilyet olduğu gerekçesiyle, dava reddedilmiş ise de, delillerin taktirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; Çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi Prof.Dr. …, Zirai Bilirkişi …., … Bilirkişi …. …’den oluşan bilirkişi kurulunun müşterek düzenledikleri raporda özetle; dava konusu taşınmazın Rebiülahir 1285 tarih 116 nolu Köyü: …, mevkii: …, hududu: … ve Acıçeşme Yolu ve … ve …, maliki: … oğlu … … olup, Haziran 1330 tarih 81 ve 82 numaraya, oradan da Eylül 1953 tarih 86 numaraya intikal ettiği, Haziran 1954 tarih 2202 numarada satış yoluyla … ’a geçtiği ve 82710 m2 olan yüzölçümü Orman ve Hazinenin taraf olmadığı, Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.1954 tarih ve 1953/462-1954/179 sayılı kararı ile yüzölçümü 215160 m2’ye çıkartılarak haritaya bağlanıp tescil edildiği, daha sonra Haziran 1954 tarih 21 nolu kayıt ile … Berksun ve arkadaşlarına geçtiği, bu sırada Anadolu … Amirliğinin 24.09.1954 tarih ve 1578 nolu harita gereğince özel parselasyon yapılıp 6570 m2’sinin yol olarak ayrıldıktan sonra kalan 178640 m2’si 1 ila 20 adalarda 353 adet özel parsele ifraz edildiği, dava konusu 7160 sayılı parselin ifraz ile oluşan özel parsellerden 18 ada 15 sayılı parsel olduğu, ifraz sonucu oluşan 7180 sayılı parsel hakkındaki Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/1031-1993/33 sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sırasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişiler … , … , …’ın müşterek düzenledikleri rapor ve … ’nun ekli krokisine göre tapu kaydının sınırında yazılı … sınırının 451, 452, 453 sayılı parseller olup, bu sınır sabit hudut kabul edilerek tapu kaydının kapsamının belirlendiği ve belirlenen bu kapsama göre verilen kararın kesinleştiği, kesinleşen bu krokiye göre davaya konu 7160 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydı kapsamında kaldığı, aynı tapudan ifraz sonucu oluşan 7170 parsel hakkında Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 1993/531-1994/64 sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sırasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişilerin raporuna ekli … bilirkişisi … ’nun krokisine göre ise, …’na ait 451, 452, 453 parseller ile Acıçeşme yolu sabit sınır kabul edilerek tapu kayıt miktarı olan 82710 m2 yüzölçümündeki alanın AMCDET harfleri ile sınırlandırılmak suretiyle belirlenip kesinleştiği, kesinleşen bu mahkeme kararının dayanağı krokiye göre davaya konu 7160 sayılı parselin ekli krokide A=62 m2 bölümünün tapu kayıt kapsamında, B=388 m2 bölümünün ise, tapu kapsamı dışında kaldığı;çekişmeli taşınmazın tamamının yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 1943 yılında kesinleşerek … 1944 tarih 83 numaralı … Devlet Ormanı tapusu içinde kaldığı, 1955 yılındaki maki tefrik çalışması ile makilik alan olarak tefrik edildiği daha sonra 1981 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince PIII nolu poligon içinde Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı 1957 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığı halen % 8-10 meyilli arsa niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp 1943 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile … Devlet Ormanı içinde sınırlandırıldığı ve … 1944 tarih 83 numarada tapuya tescil edildiği, 1955 yılında makiye ayrıldığı, daha sonra 1981 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp 18.04.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, yörede ilk kez 1973 yılında yapılan arazi kadastrosunda orman sınırı içinde olduğundan, … 1944 tarih 83 nolu orman tapu kaydının sicile aktarılması sonucu 6173 sayılı parsel olarak … Devlet Ormanı niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, ancak 1983 yılında yapılan ikinci arazi kadastrosunda 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybeden yerlerin kadastrosu yapılırken çekişmeli taşınmaza 7160 parsel numarası verilerek ve Ocak 1955 tarih 44 ve Mayıs 1983 tarih 18 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek 450 m2 yüzölçümü ile davalılar adına tespit edildiği, Hazinenin tesbite yaptığı itiraz kadastro komisyonunca 23.03.1984 tarihinde ret edilince Hazine tarafından Üsküdar Tapulama Mahkemesinde komisyon kararının iptali istemiyle açılan dava sonunda, 1984/70-52 sayılı karar ile “7160 sayılı parselin daha önce 1973 yılında yapılan tapulama sırasında tespit harici bırakıldığından işlemin ikinci kadastro olması nedeniyle tesbitin iptaline ve tespit harici bırakılan çekişmeli taşınmaz ile ilgili tescil istemi hakkındaki davaya bakmaya genel mahkemelerin görevli olacağından, Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine” karar verildiği ve hükmün YARGITAY 7. Hukuk Dairesinin 1984/16450-11419 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Gerçek kişilerin dayanağı tapu kaydının sınırı değişir ve genişletilebilir nitelikte olup, devlet ormanına bitişik olduğundan 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman niteliğini yitirmesi nedeniyle tapu sahipleri adına orman sınırı dışına çıkarılacak yerler tapu kaydının yüzölçümünden fazla olamaz. Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 1993/531-1994/64 sayılı dava dosyasındaki yargılama sırasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişilerin raporuna ekli … bilirkişisi … ’nun krokisinde tapu kaydındaki Sağıroğlu sınırı ile Acıçeşme yolu sabit sınır kabul edilerek tapu kayıt miktarı olan 82710 m2 (AMCDET) işaretleri ile sınırlandırılan alan dışında kalan taşınmazların tapu kapsamında olduğu kabul edilemez. Hukuk Genel Kurulunun 03.07.2002 gün ve 2002/20-558/588 E.K. sayılı kararı ile kabul edilen ve Dairenin 10.05.2001 gün ve 2001/3179-3713 E.K. sayılı kararında belirtildiği gibi, İstanbul anadolu yakasındaki mahalle ve köylerin tümünde yapılan makiye ayırma işleminin iptal edildiği, çekişmeli parsel ve etrafı 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılmış olsa bile bu yerlerin halen … 1944 tarih 83 numarada tapulu olma halini sürdürdüğü, başka bir anlatımla, tapulu ormanın nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılmasının o yeri tapusuz hale getirmeyeceği, karara dayanak alınan Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/1031-1993/33 sayılı dava dosyasındaki yargılama sırasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişiler … , … , …’ın müşterek düzenledikleri rapor ve … ’nun ekli krokisine göre, sadece …’na ait 451, 452, 453 nolu parseller ile sabit hudut kabul edilerek belirlenen tapu kaydının kapsamına göre çekişmeli taşınmazın tapu kapsamında kaldığının kabulü hatalı olup, yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi Prof.Dr. ….., Zirai Bilirkişi ….., … Bilirkişi ….. …’den oluşan bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide tapu kayıt kapsamı dışında kaldığı belirtilen B=388 m2 bölüm yönünden Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken Hazinenin davasının tümüyle reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna işaret edilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; karara gerekçe yapılan Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 1991/15 esas sayılı ve Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/349 esas sayılı dava dosyaları Ümraniye Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2002/243 sayılı dava dosyası bulunduğu yerden getirtilerek bozma ilanlarında açıklandığı üzere, AMCDET harfleri ile sınırlandırılmak suretiyle, 82710 m2 yüzölçümündeki dayanak tapu kaydının kapsamı belirlenmiş olduğundan o dosya içindeki krokiye göre davaya konu 7251 sayılı parselin konumu ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı saptanarak çekişmeli taşınmaz tapu kaydı kapsamında kalıyorsa, Hazinenin davasının reddine, tapu kaydı kapsamı dışında kalıyorsa Hazinenin davasının kabulüne karar verilmelidir. Kısmen kayıt kapsamında kalması halinde ise, dava kısmen kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.