YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9883
KARAR NO : 2006/12093
KARAR TARİHİ : 26.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda davacı ve katılan gerçek kişilerin davasının reddi, davacı Hazinenin davasının kabulü yolunda kurulan 02/12/2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı-davalı … … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26/09/2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … … ile karşı taraftan Hazine vekili Av. … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/03/2005 gün ve 2004/14365- 3219 sayılı bozma kararını özetle; ” Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1960 yılında yapılarak kesinleştiği taşınmazın bitişiğinde bulunan ve orman kadastrosunda Manak … Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazla birlikte tapulama harici bırakılmış olduğundan, Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekeceği, taşınmazın tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre bitişiğinde bulunan ve orman kadastrosunda Manak … Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazla birlikte tesbit dışı bırakılarak orman olduğu belirlendiğine göre, taşınmazın orman olmadığı hususu, ancak yörede yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edileceği, bu durumda, tahdidin kesinleşmesi tarihi zilyetliğin başlangıcına esas teşkil edeceği, başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar, taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden daha önceki tarihlerdeki zilyetliğe değer verilemeyeceği, Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 sayılı kararı ile H.G.K.nun 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde tespit dışı bırakılan taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile daha sonraki tarihte yapılacak orman kadastrosunda tespit harici bırakılmasından dava tarihine kadar yirmi yıllık zilyetlikle kazanma süresinin gerçekleşmediği durumda davanın reddinin gerekeceği hükme bağlandığı, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu 03.04.1986 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğine göre, orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılma tarihinden dava açma tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, esasen bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları ile dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan çekişmeli taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığı, taşınmazın yüksek eğimli, teraslamaya konu olmuş, taşlık ve çalılık nitelikte bulunduğu gibi, 1963 doğumlu olan davacının 1980 yılında 17 yaşında iken taşınmazın imar ihyasını tamamlayarak … arazisi haline getirdiği iddiası ile mahkemenin 25 yıl önce davacı 13 yaşında iken imar ihyanın tamamlandığı
görüşü hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin davasının reddine, karşı davacı Hazinenin davasının kabulü ile taşınmazın Hazine adına tescili ile davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.Bozma kararından sonra davacının babası … … taşınmazın adına tescili için davaya katılmış ve mahkemece bozma kararına uyularak, davacı ve katılan gerçek kişilerinin davalarının reddine, Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu … Kasabası … mevkiinde bulunan 21308.88 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı- karşı davalı … …’ın elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili, katılan … … vekili ve davalı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 03.04.1986 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi 1960 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulduğuna, katılan yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığına ve taşınmazın 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesine göre her zaman orman sınırı içine alınabileceği gibi, Hazine tarafından Orman Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğüne) 178 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 13/d maddesi gereğince orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilebileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 26/09/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.