YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10609
KARAR NO : 2008/2208
KARAR TARİHİ : 13.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALIlar : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ-KTK.
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece 7313.02 m2 yüzölçümlü taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile bu yerin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1983 yyılında yapılmış ve 24.03.1983 tarihinde ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yolu ile kazanılabilecek yerlerden olduğu ve kazanma şartlarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden çekişmeli taşınmazın yörede 1983 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Dairede evvelce incelemesi yapılan Dairenin 2007/16591 – 2007/16592 – 2007/10609 esas sayılı dava dosyalarında davaya konu olup aynı köyde yer alan taşınmazların 228 sayılı genelge uyarınca genel arazi kadastro çalışma alanının belirlemesi yapılırken orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakıldıkları görülmüştür. Yörede henüz orman kadastrosu yapılmamıştır. Orman niteliğiyle tespit dışı bırakılan yer orman kadastro çalışmaları yapılıp, orman alanı dışında bırakılarak bu çalışma kesinleşmedikçe orman sayılır. Taşınmaz tahdit dışında bırakılarak tahdidin kesinleşmesi halinde zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden sayılır ve ancak bu tarihten sonra başlayacak olan zilyetliğin 20 yıl nizasız, aralıksız ve iyi niyetle sürdürülmesi halinde, yasada aranan diğer koşulların da yerine gelmesi durumunda davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğundan söz edilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/8-183 esas 2002/187 karar, 2006/20-814 esas 2006/822 karar, 2007/20-966 esas 2008/19 karar sayılı kararlarında da
-2-
2007/10609-2008/2208
görüleceği üzere bu yolda varılan sonuç istikrar kazanmıştır. Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken değinilen yön gözardı edilerek 7313.02 m2 yerin davacı adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.