YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10718
KARAR NO : 2007/13582
KARAR TARİHİ : 01.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Beldesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın davalının kullanımının olduğunu, bu durumun Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/547 D.İş sayılı dosyası ile tesbit edildiğini ve davalının kullanımının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davalının elatmasının önlenmesi talebi ile birlikte taşınmaz üzerindeki yapıların kal-ine ve adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile elatmanın önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki yapıların kal ine karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmektedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, davacı Hazine çekişmeli taşınmazın orman kadastro çalışmaları neticesinde 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiası ile bu davayı açmıştır. Ancak dosya içerisine yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin evraklar ve 1965 yılında yapıldığı anlaşılan arazi kadastro çalışmasına ilişkin kadastro paftaları getirtilmemiş, yörede kesinleşen orman kadastro çalışması ve 2/B madde uygulaması varsa bu orman tahdit harita ve tutanaklarının fenni bilirkişi ile birlikte orman yüksek mühendisi tarafından uygulanması gerektiği düşünülmeden gerek bu dosyada gerekse değişik iş dosyasında sadece fenni bilirkişinin uygulaması ile yetinilmiştir. Bunlardan ayrı olarak dava tescil istemini de içerdiğinden kesinleşen orman sınırları içindeki taşınmazların orman kadastro çalışması 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış ise bu yasanın 13. maddesi, 6831 Sayılı Yasaya göre yapılmış ise 11/4. maddesi gereğince veya 766 Sayılı Yasanın 46.maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesi gereğince tapuya tescil edilmeleri gerektiği, 2/B madde uygulamasına konu olan ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların ise 2924 Sayılı Yasa gereğince tapuya tescil edilmeleri gerektiği düşünülmeden çekişmeli taşınmazın bu yasalar gereğince tapuda kayıtlı olup olmadığı hususunda araştırma da yapılmadan hüküm kurulmuştur.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastro çalışmalarının yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, ilgili Orman İşletme Müdürlüğünden buna ilişkin işe başlama, çalışma, iş bitirme ve askı ilan tutanakları ile birlikte renkli orman tahdit noktalarını gösteren orman tahdit haritasının dosyaya getirtilmesi ,yörede 1965 yılında yapıldığı belirtilen kadastro paftası (çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer kadastro paftası üzerinde işaretlenmek sureti ile) örneği ilgili kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz ile ilgili ne gibi bir işlem yapıldığı kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı hususu ilgili tapu sicil müdürlüğünden sorularak cevabı yazı dosya içine konulmalı, dosya keşfe hazır hale getirilmeli, bunlardan sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek toplanacak delillere göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.