YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1108
KARAR NO : 2007/4011
KARAR TARİHİ : 27.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 16.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … ve … vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.03.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … ve arkadaşları vekili Av. … ile karşı taraftan … vekili Av. … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetemi, …Köyü 58 sayılı parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulanan bölümüne ilişkin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescil ve elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemecea davanın kabulüne, dava konusu 58 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman sınırları içinde kalan taşınmaza ait tapunun iptali, tescili ile elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1950-1951 yılında yapılıp 27.04.1951 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dava konusu …Köyü 58 parsel sayılı 47000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1955 tarih 193 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek 1984 yılında yapılan kadastro sırasında … … adına tesbit ve tapuya tescil edilmiş 1997 yılında 1/2 pay oranında davalılar … ve … ‘ye satılmıştır. Dava konusu taşınmazın dayanağı Aralık 1955 tarih 193 numaralı tapu kaydı asliye hukuk mahkemesinin 24.12.1953 gün ve 1953/610-837 sayılı kararı tescil davası sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır.
Hükme davayanak alınan raporu düzenleyen üç uzman orman ve … bilirkişi çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen … ağaçları ile kaplı 2450 m2 ve (C) ile gösterilen 34222 m2, toplam 36672 m2 bölümün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde, (B) ile gösterilen 9328 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise orman iç parseli olarak orman sınırları dışında bırakıldığını açıklamışlardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu 58 sayılı parselin … bilirkişi … Tarhan tarafından düzenlenen 05.05.2006 tarihli krokide (A) ve (C) ile gösterilen toplam 36672 m2 bölümün uzman orman bilirkişiler kurulu tarafından 20.04.1951 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına, dava konusu taşınmazın 1375 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davalı …’nin oğlu Yasin aleyhine Orman Yasasına muhalefet suçundan açılan davada
taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunmasına rağmen, tapu kaydı bulunması nedeniyle suç kastı oluşmadığından beraate ilişkin 30.12.1999 tarih ve 1998/3173-2882 sayılı davada dinlenen uzman orman bilirkişilerin taşınmazın (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerini kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğunu belirlediklerine, asliye hukuk mahkemesinin 24.12.1953 tarih 1953/610-837 sayılı tescil kararının bu davada taraf olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağına, kesinleşen orman sınırları içinde iken Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kayıtlarının hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle bu tür taşınmazları, tapuda satın alan kişilerin Medeni Yasanın 1023 (eski 931) maddesinde sözü edilen iyiniyet hükümlerinden yararlanamayacağı gözetilerek (A) ve (C) ile gösterilen toplam 36672 m2 yüzölçmündeki bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişilerin taşınmazın (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının REDDİ gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişilerin çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı …, çekişmeli 58 sayılı parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan bölümüne ilişkin tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişiler kurulu da çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 9328 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1951 yılında kesinleşen orman kadastrosunda 2033 ila 2038 orman sınır noktalarının meydana getirdiği poligon içinde orman iç parseli olarak orman sınırları dışında bırakıldığını bildirmişlerdir. Mahkemece (B) ile gösterilen bölüm 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi kapsamında orman içi açıklığı kabul edilerek bu bölüme yönelik de Orman Yönetiminin davası kabul edilmiştir. Bir yerde 4785 Sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp kesinleşmişse taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tesbiti, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanakları uygulanarak belirlenir. Dava konusu taşınmazın (B) ile gösterilen bölümü orman içi açıklığı niteliğinde olsa da kesinleşen tahdit sınırları dışında bulunduğuna göre, Orman Yönetiminin bu bölüme yönelik davası dinlenilemez. Ancak Hazine bu tür taşınmazlara ilişkin Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yerlerden oldukları iddiası ile dava açabilir. Dava konusu taşınmaz tapu kaydının miktarı 47000 m2 yüzölçümündedir. Oysa, (A) ve (C) ile gösterilen bölümler ile (B) ile gösterilen bölüm toplandığında 46000 m2 gelmektedir. … bilirkişi bu eksiklik konusunda bir açıklama yapmamıştır. Bu nedenle, dava dosyasının 05.05.2006 tarihli raporu düzenleyen … bilirkişi … Tarhan’a verilerek 58 sayılı parselin toplam yüzölçümü ile (A), (C) ile gösterilen bölümler ve (B) ile gösterilen bölümün yüzölçümlerinin hesap ettirilerek 58 sayılı parselin toplam yüzölçümünün ne kadar olduğu, bir eksikliğin mevcut olup olmadığı, var ise bu eksikliğin nereden kaynaklandığı konusunda ek rapor alınmalı, bundan sonra Orman Yönetiminin dava konusu taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne yönelik davası reddedilmelidir.
Açaklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin dava konusu taşınmazın (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) 2. bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taşınmazın (B) ile gösterdilen bölümüne yönelik BOZULMASINA 27/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.