Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/11317 E. 2007/14159 K. 12.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11317
KARAR NO : 2007/14159
KARAR TARİHİ : 12.11.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 33, 55, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 245 parsel sayılı, sırasıyla 1200 m2, 1700 m2, 43200 m2, 58500 m2, 2500 m2, 2200 m2, 9900 m2, 6000 m2, 1300 m2, 2900 m2 ve 3100 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, mera niteliği ile belgesizden … malı olarak tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin tespitinin iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından yargı harcına yönelik olarak, Köy Tüzelkişiliği tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller kısmen orman alanı içinde bırakılmıştır.
1- Davalı … Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ile hükmün ONANMASINA,
2- Davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; yargı harcı da yargılama giderlerinden olup, yargılama giderlerinden davada haksız çıkan taraf sorumlu olduğundan ve davalı Hazine 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/j maddesi gereğince haçtan muaf olduğundan harç alınmaması gerekirken, hüküm yerinde davacıdan harç alınmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Davacı kurumun yatırmış olduğu harçtan Kadastro Kanununun 36. maddesine göre keşif sırasında harca esas değer olarak belirlenen nispi harcın maktu harçtan az olamayacağı anlaşıldığından 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince 11,20.- YTL’lik maktu harcın mahsubu ile bakiye 1783,00.- YTL harcın davacı kurumdan tahsiline” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Davalı harçtan muaf olduğundan, peşin alınan 11,20.- YTL’lik maktu harcın davacıya iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 12/11/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.