YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11337
KARAR NO : 2007/14331
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında çekişmeli … Köyü 202 ada 2 parsel sayılı 8652,80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 3 parsel sayılı 9534,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 4 parsel sayılı 20766,78 m2 ve 202 ada 5 parsel sayılı 8195,79 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 6 parsel sayılı 13104,2778 m2 ve 202 ada 57 parsel sayılı 6156,1479 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 7 parsel sayılı 6552,53 m2, 202 ada 59 parsel sayılı 4620,03 m2 ve 202 ada 60 parsel sayılı 0141,75 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 8 parsel sayılı 12975,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 51 parsel sayılı 13363,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … … adına, 202 ada 52 parsel sayılı 10135,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 54 parsel sayılı 4075,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 55 parsel sayılı 2898,11 m2, 202 ada 56 parsel sayılı 7618,54 m2 ve 202 ada 61 parsel sayılı 15154,31 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına , 202 ada 63 parsel sayılı 2643,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 64 parsel sayılı 2167,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına, 202 ada 65 parsel sayılı 19533,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … ve … adına, tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, birleştirilen dava dosyaları ile taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır
Davacı … Yönetimi; birleştirilen 2006/32 esas sayılı dava dosyası ile (ğ) ile gösterilen bölüme, 2006/27 esas sayılı dava dosyası ile (d) ile gösterilen bölüme, 2006/28 esas sayılı dava dosyası ile (c) ile gösterilen bölüme, 2006/11 esas sayılı dava dosyası ile (b) ile gösterilen bölüme, 2006/30 esas sayılı dava dosyası ile (e) ile gösterilen bölüme, 2006/31 esas sayılı dava dosyası ile (a) ile gösterilen bölüme, Hazine, köy tüzel kişiliği ve davalı taşınmazların zilyedini taraf göstererek açtığı davada çekişmeli taşınmazların resmi belgelerin uygulanması neticesinde orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmeni talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 202 ada 2-3-4-5-6-7-8-51-52-54-55-56-57-59-60-61-63-64 ve 65 nolu parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş hüküm davalı …, …,…, … …, …, …, … tarafından 202 ada 2-7-8-51-52-54 ve 59 nolu parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve dava tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosu çalışmalarının bulunduğu ve çekişmeli taşınmazların bu işlem sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı anlaşılmaktadır.
1- Çekişmeli 202 ada 2-7-8-51-52-54 ve 59 nolu parsellerin incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı gerçek kişilerin bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2- Taşınmazların bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve dava tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosunun bulunduğundan kısmi ilana çıkartılan orman parsellerinin dışında kalan taşınmazlar yönünden … ve Orman Bakanlığı yada Orman Genel Müdürlüğü tarafından orman savı ile otuz günlük askı ilan süresi içinde kadastro mahkemelerinde orman kadastrosuna itiraz davası açabileceğinden davacı … yönetimi birleştirilen 2006/30 esas sayılı dava dosyası ile (e) ile gösterilen bölüme, 2006/32 esas sayılı dava dosyası ile (ğ) ile gösterilen bölüme yönelik olarak orman sınırlandırılmasına itiraz davası açmıştır.Kadastro paftası ile davacı … Yönetiminin dava dilekçelerine eklediği (e) ve (ğ) kısımlarını gösterir kroki karşılaştırıldığında (e) ile gösterilen kısımda 202 ada 61-62-47-63 ve 64 nolu parsellerin, (ğ) ile gösterilen kısımda 202 ada 51-52-53-56-57-58 ve 59 nolu parsellerin yer aldığı görülmektedir. Dosyada mevcut komşu parsellere ait kadastro tutanaklarından (e) ve (ğ) bölümleri içinde yer alan 202 ada 47-62 -58 ve 53 nolu parsellerin şahıslar adına tespit gördüğü ve tutanaklarının itirazsız kesinleştiği anlaşılmaktadır.Oysa Orman yönetimi birleştirilen 2006/30 ve 32 esas sayılı dava dosyaları ile (e) ve (ğ) bölümleri içinde kalan tüm parsellere yönelik olarak orman kadastrosuna itiraz davası açmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasa ile değiştirilmesinden sonra çıkartılan ve 26.09.2005 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Taşınmaz Malların Sınırlandırma, Tesbit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin 17/b-2. maddesinin 9. fıkrasında “Askı ilan süresi içinde ormanın sınırlandırma ve tesbitine dava açılması durumunda, ormanın davaya konu edilen sınırları kesinleşmeyeceğinden, bu sınırlara bitişik gerçek veya tüzel kişilere ait taşınmazların tesbiti sırasında dava devam ediyorsa, ormanla müşterek sınırları davalı bırakılır ve tutanakları düzenlendikten sonra açıklayıcı bir yazı ile Kadastro Mahkemesine intikal ettirilir.”
3402 Sayılı Yasanın 5. maddesinde; “Kadastro Müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi, harita ve diğer belge ve örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenlerine verir. Listenin müdür tarafından alınmasından sonra o çalışma alanında bulunan taşınmaz hakkında mahalli hukuk mahkemelerine açılan davalar, derhal kadastro müdürüne bildirilir”
Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 7/a maddesinde; “Kadastro tutanağı henüz düzenlenmeden dava açılmaışsa; çalışma alanında bulunan taşınmaz mallarla ilgili olarak … açılan davaların mahkemelerce kadastro müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, Kadastro Müdürünce bu listeler derhal kadastro teknisyenlerine verilir. Dava listelerinde belirtilen taşınmaz malların kadastro tutanağı henüz düzenlenmemiş ise, davanın mahiyetine göre, teknisyenlerce bu yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca sınırlandırma ve tesbit yapıldıktan sonra 6. maddesine göre işlem yapılır.”
Aynı Yönetmeliğin 5/a maddesinde; “Dava mülkiyete yönelik ise, taşınmaz mal teknisyenlerince ölçülüp tarafların iddiaları, varsa belgeleri muhtar ve bilirkişi beyanlarına göre değerlendirildikten sonra, sonuçları ve varacakları kanaatları tutanağın edinme sebebi sütununda etraflıca açıklanmak ve dosya numarası belirtilmek suretiyle maliki tayin edilmeden kadastro tutanağı düzenlenir.”
6. maddesinde; “Teknisyenlerce Kadastro Müdürlüğüne teslim edilen davalı taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile eklerinin Kadastro Müdürünce derhal fotokopisi veya örnekleri çıkartılarak, asılları 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5. maddesinin son fıkrası uyarınca en geç 7 gün içinde Kadastro Mahkemesine gönderilir.”
Bu hükümlerin ve yukarıda açıklanan konuların birlikte değerlendirilmesinde şu sonuca ulaşılmaktadır:
Yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 Sayılı Yasa hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tesbit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda “olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro Mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı … ve Orman Bakanlığının ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmi ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işlemin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği yada davaya konu taşınmaza zilyed olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel yada tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle dava husumet yönünden red edilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazın tesbit tutanağının, … henesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini Kadastro Müdürlüğünden istemesi gerektiği, tesbit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tesbit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 Sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir. Bu şekilde işlem yapılması gerektiği halde 202 ada 47-62 -58 ve 53 nolu parseller davalı olduğu halde kadastro sırasında gerçek kişiler adına tespit edilerek tutanaklarının askıya çıkarılması ve kesinleştirilerek tapuya tescil edilmesi doğru olmadığı gibi tespit malikleri acısından da hüküm ifade etmez ve 202 ada 47-62 -58 ve 53 nolu parsellerin kadastro tutanakları kesinleşmez.Mahkemece 202 ada 47-62 -58 ve 53 nolu parsellere ait kadastro tutanakları getirtilerek bu parsellerin tespit malikleri davaya dahil edilmeli ve orman yönetiminin iddiası acısından gerekli araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuça göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddi ile 202 ada 2-7-8-51-52-54 ve 59 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak hükmün ONANMASINA,
2. bentte açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.