Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/11452 E. 2007/13991 K. 07.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11452
KARAR NO : 2007/13991
KARAR TARİHİ : 07.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … İlçesi, … Köyü … … mevkiinde bulunan ve Hazine adına idare yoldan tescil edilen 3288 parsel içinde kalan bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeniyle tapu kaydının iptalini ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 3288 parsel içinde kalan ve 15.06.2006 tarihli krokide (A) işaretli olan 41.308 m2 yerin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 19.01.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1971 yılında kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada orman olarak tesbit harici bırakılmış, daha sonra 3288 parsel numarası ile 30.01.2003 tarihinde tapuya idari yoldan tescil edilen taşınmaz içinde kalmıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan 10.11.2005 tarihli orman bilirkişi ek raporuna göre, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı dışında bırakıldığı, % 6-12 eğimli, 20-30 yaşlarında kapama zeytinlik olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Zeytinlerin 20-30 yaşlarında olduğu bildirildiği halde, aşılı olup olmadıkları, aşılı ise kök yaşının mı yoksa, aşı yaşının mı 30 olduğu araştırılmamışsa da, taşınmazın 1971 yılında orman olarak tesbit harici bırakıldığı, orman kadastrosunun ise, 1996 yılında kesinleştiği anlaşılmaktadır. O halde; taşınmazın orman kadastrosu yapılıp orman sınırı dışında bırakıldığı, 1996 yılına kadar orman olduğu, bu tarihe kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, 1996 yılı ile Hazine adına idari yoldan tescil edildiği 30.01.2003 tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı açıktır. Bu durum karşısında zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğundan söz edilemez. Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 07/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.