YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11519
KARAR NO : 2007/11270
KARAR TARİHİ : 26.09.2007
MAHKEMESİ : Yenice (Karabük) Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.10.2006 gün ve 10019-12685 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli Yeniköy 113 ada 357 parsel hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmişse de çekişmeli taşınmaza orman niteliği ile kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği ormanların mülkiyeti Hazineye ait olduğuna göre Hazinenin davada taraf olması gerektiği, sadece Orman Yönetimine husumet yöneltilerek dava açılamayacağı” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyularak Hazine davaya dahil edildikten sonra davanın kasulüne ve dava konusu parselin davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişi, düzenlediği raporun 3 numaralı bendinde; çekişmeli taşınmazın üzerinde 10-25 yaşlarında çam ağaçlarından meydana gelen gruplar halinde orman bulunduğunu açıkladığı halde, 11 numaralı bendde taşınmaz üzerinde çam ağaçlarından meydana gelen orman bulunduğunu açıkladığı, raporun bu haliyle taşınmaz üzerinde bulunan çam ağaçlarının, yaşları, sayısı, dağılımı, kapalılık oranı konusunda yeterli olmadığı gibi memleket haritasında da beyaz alan üzerinde bulunan orman bitki örtüsünün niteliği üzerinde durulup, bu konuda da bir açıklama yapılmamıştır. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan şekilde yapılacak araştırma sonucu taşınmazın resmi belgelerde orman olmadığı belirlense bile davalılar adına tapuya tescile ilişkin asliye hukuk mahkemesinin 1990/167-1994/212 sayılı dosyasında dava tarihi olan 1990 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde sözü edilen asliye hukuk mahkemesi kararının bu davada taraf olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağı ve taşınmazın kuzey ve batı yönlerden ormana bitişik olduğundan 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesi hükmünün uygulanamayacağı gözetilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.