YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11736
KARAR NO : 2007/14991
KARAR TARİHİ : 22.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Orman Bakanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, 5/16 pay oranı ile hissesi adına tapuda kayıtlı olan (eski Kızılkaya) … Köyü 51.400 m2 yüzölçümündeki 625 parsel sayılı taşınmazın yörede 1944 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında iken 1996 yılında yapılan orman kadastrosunun aplikasyonunda orman sınırları içine alındığını belirterek aplikasyon işleminin iptalini, birleşen dosyada Orman Yönetimi de çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümle ilgili tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini ve davalıların elatmalarının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davacı gerçek kişinin davasının kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın (C) harfli 9600 m2’lik bölümünün ilk tahdidinin aplikasyonu ve taşınmazın orman sınırları içinde bırakılması işleminin iptaline ve taşınmazın tapulu kültür arazisi olduğunun tesbitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı … Yönetiminin davasının (B) harfli 3375 m2’lik bölüm yönünden kabulü ile bu bölüme ait tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve bu bölüm üzerindeki davalı gerçek kişilerin elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı-davalı … ile davalı … Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman tahdidinin iptali niteliğindedir.
Yörede 3116 Sayılı Yasa gereğince 1944 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile 1996 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Arazi kadastro çalışması 1955 yılında yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki ,bu dosya ile birleştirilen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/106-149 esas sayılı dosyasında Uzman Orman Yüksek Mühendisi … Altınçekiç ile fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen 10.01.2005 tarihli raporda yörede 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastro çalışmasında çekişmeli taşınmazın (B) harfli 17.420 m2’lik bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde (A) harfli 33.980 m2’lik bölümün ise tahdit dışında kaldığı bildirmişler ve düzenledikleri krokide bu bölümleri göstermişlerdir. Mahkemece bu rapor esas alınarak davanın kabulü yolunda kurulan 2003/163-2005/43 sayılı ilamın davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.01.2006 tarih 2005/12430-276 sayılı ilamı ile “uzman bilirkişilerin çizdikleri hattın orman kadastro haritasındaki hat ile birbirinden farklı olması nedeni ile yeniden uzman orman ve fenni bilirkişiler marifeti ile kesinleşen orman tahdit haritalarının uygulanması” gereğine değinilerek bozulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu olan bu dosyada mahkemece yine aynı Uzman Orman Yüksek Mühendisi … Altınçekiç ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.06.2006 tarihli rapor ile ek rapor esas alınmıştır. Ancak bu defa aynı taşınmazın 1944 yılındaki orman kadastro çalışmasında (A) harfli 47.825 m2’lik bölümünün kesinleşen orman sınırları dışında (B) harfli 3575 m2’lik bölümün ise orman sınırları içinde kaldığını açıklayarak düzenledikleri krokide göstermişler, aynı uzman bilirkişi tarafından aynı gün incelemesi yapılan diğer dosyalarda aynı taşınmazın kesinleşen orman tahdit hattına göre konumu ve tahdit sınırları içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin yüzölçümü farklı gösterilmiştir. Bu nedenle, sözkonusu uzman bilirkişinin yaptığı uygulamaya ve düzenlediği rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bunlardan ayrı olarak; dosya içinde bulunan 1944 yılına ait orman tahdit haritası ile 1996 yılına ait aplikasyon 2/B haritası arasında açı ve mesafe olarak orman tahdit noktalarının konulduğu yerler arasında da farklılık olduğu anlaşılmaktadır. Asıl olan, 1944 yılına ilişkin orman tahdit haritasının uygulanmasıdır. Çünkü, 1996 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında sadece önceki orman kadastro çalışmasının aplikasyonu yapıldığından aplikasyon işlemi ile mesafe ve yön olarak hat değiştirilemez. Kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması bu hali ile yetersizdir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı gereğince 1944 yılında yapılan orman kadastrosu, 1995 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel
kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verilmesi gerektiği düşünülerek ve Orman Yönetimi yararına oluşan usulü kazanılmış hakda göz önünde bulundurularak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı … ile davalı … Bakanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.