Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/12007 E. 2007/11105 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12007
KARAR NO : 2007/11105
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ : Taraklı Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.10.2006 gün ve 2006/13474-12796 sayılı bozma kararında özetle: “Davacı, dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği, kendisine murisinden kalan taşınmazından Geyve-Taraklı Karayolunun geçtiğini ve bu taşınmaz nedeniyle kamulaştırmasız elatma davası açacağını belirterek el koyma tarihi itibariyle mülkiyetin kendisine ait olduğunun tespiti ile taşınmazın adına tescilini talep ettiğine göre, fen bilirkişi raporunda yol olarak bırakılan (B) harfli 2793.26 m2’lik bölümle ilgili olarak mülkiyetin tespiti yolunda hüküm kurulması gerekirken, tescili yolunda hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Hacıyakup Köyü, Harman mevkii fen bilirkişi krokisinde yol olarak gösterilen B= 2793.26 m2 alanın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Ayrıca, yörede temyiz aşamasında 2007 yılında yapılıp 12.03.2007-11.04.2007 tarihleri arasında ilan edilen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.
Dava, karayolu kamulaştırması nedeniyle davacının zilyetliğinde bulunan taşınmazın elkoyma tarihinde mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbiti istemiyle açılmış, yargılama sırasında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaza parsel numarası verilerek tesbit tutanağının düzenlenmiş olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince malik hanesi açık bırakılarak tesbit tutanaklarının Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerekirken, tesbit tutanağının kesinleştirildiği ve tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
3402 Sayılı Yasanın 26, 27 ve 30/2 maddeleri gereğince çekişmeli taşınmazların tutanakları kesinleştirilerek malik hanelerinin kapatılmış olmasının hukuki sonuç doğurmayacağı gözönünde bulundurularak taraf delilleri ve mahkemece lüzum görülen diğer deliller resen toplanarak dava konusu taşınmazın gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Görev konusu kamu düzeniyle ilgili olduğundan ve yargılamanın her aşamasında istek olmasa dahi mahkemece resen gözönünde bulundurulacağından, davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.