Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/12009 E. 2007/11106 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12009
KARAR NO : 2007/11106
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ : Taraklı Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine-Karayolları Genel Müdürlüğü ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.10.2006 gün ve 2006/13477-12795 sayılı bozma kararında özetle: “Davacı dilekçesinde hudutlarını belirttiği taşınmazlardan Gevye-Taraklı Karayolunun geçtiğini, bu nedenle kamulaştırmasız elatma davası açacağını belirterek el koyma tarihi itibariyle mülkiyetin kendisine ait olduğunun tesbiti ile taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece sadece dava konusu olan 831.22 m2’lik bölümle ilgili olarak mülkiyetin tesbiti yolunda hüküm kurulması gerekirken istek dışına çıkılarak yol olarak bırakılan bu alan dışında kalan yerin de dava konusu olduğu düşünülerek tescil yolunda hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Hacıyakup Köyü Hamam mevkiindeki fen bilirkişi krokisinde yol olarak gösterilen 831.22 m2 alanın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine, Orman Yönetimi ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Ayrıca, yörede temyiz aşamasında 2007 yılında yapılıp 12.03.2007 – 1.04.2007 tarihleri arasında ilan edilen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.
Dava, karayolu kamulaştırması nedeniyle davacının zilyetliğinde bulunan taşınmazın elkoyma tarihinde mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbiti istemiyle açılmış, yargılama sırasında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaza parsel numarası verilerek tesbit tutanağının düzenlenmiş olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince malik hanesi açık bırakılarak tesbit tutanaklarının Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerekirken, tesbit tutanağının kesinleştirildiği ve tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
3402 Sayılı Yasanın 26, 27 ve 30/2 maddeleri gereğince çekişmeli taşınmazların tutanakları kesinleştirilerek malik hanelerinin kapatılmış olmasının hukuki sonuç doğurmayacağı gözönünde bulundurularak taraf delilleri ve mahkemece lüzum görülen diğer deliller resen toplanarak dava konusu taşınmazın gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Görev konusu kamu düzeniyle ilgili olduğundan ve yargılamanın her aşamasında istek olmasa dahi mahkemece resen gözönünde bulundurulacağından, davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine, Orman Yönetimi ve Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.