Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/12028 E. 2007/14321 K. 12.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12028
KARAR NO : 2007/14321
KARAR TARİHİ : 12.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.09.2004 tarih 2004/3397-8906 sayılı bozma kararında özetle: “Dava konusu parseller de içinde olmak üzere, Dairede incelemesi yapılan … Mahallesinin 418 ada 6, 7 ve 8, 448 ada 39, 40, 43, 449 ada 5 ve 6 parseller ile birlikte daha bir çok parselin Hazine tarafından aynı nedene dayanılarak davaya konu edildiği, mahkemece bu taşınmazların her biri için ayrı keşifler yapıldığı, orman bilirkişi tarafından taşınmazların durumu memleket haritasında incelenmekle birlikte orijinal renkli (elle boyama olmayan) ve kenar işaretleri taşıyan memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek aplike edilmek suretiyle konumlarının gösterilmediği, orman içi açıklığı olup olmadığının saptanmadığı, taşınmazların bir bölümü için dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanları ile yetinildiği, arazi kadastrosunun 1997 yılında yapılıp kesinleştiği, kadastro tesbit tutanağı iktisab sütunun da taşınmazın üzerine yerleşmiş askeri birlikten söz edilmediği, yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazların bulunduğu yerde yaklaşık 8-10 yıl önce askeri birliğin yerleştiği yönündeki beyanları arasındaki çelişki üzerinde durulmamış, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüşü ve kullanılış biçimi hususlarında somut olgulara dayalı bilgi ve görgüleri sorulmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 449 ada 6 parsele yönelik davanın reddine, 449 ada 5 ve 448 ada 40 nolu parsellere yönelik davanın kısmen kabulü ile 449 ada 5 parselin A= 3570,01 m2 ve 448 ada 40 parselin A= 19386,73 m2’lik kısımlarının orman niteliği ile Hazine adına, 449 ada 5 parselin B= 13733,07 m2’lik ve 448 ada 40 parselin B-1= 9576,22 m2’lik ve B2= 860,30 m2’lik kısımlarının davalı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmış orman kadastrosu yoktur.

Aynı gün temyiz incelemesi yapılan … Mahallesi 448 ada 7, 9, 40, 41, 43, 45, 48 ve 449 ada 5, 6 parsel sayılı taşınmazların …’dan kaldığı ve çocukları tarafından paylaşıldığı davalıların …’ın çocukları ve torunları olduğu, taşınmazların hayvan otlatmak ve otunu biçmek suretiyle kullanıldığı, hiçbir zaman … alanı olarak kullanılmadığı, büyük bir kısmının yer yer meşe ağaçları ile kaplı olduğu, memleket haritasında açık alanda gösterilen alanlarda dahi kümeler halinde meşe ağaçlarının bulunduğu, arazilerin genel eğiminin % 10-25 arasında olduğu, ziraat, orman ve … bilirkişi tarafından verilen raporlar ile dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Çekişmeli 448 ada 7, 9, 40, 41, 43, 45, 48 ve 449 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tümünün belgesizden tespiti yapılmıştır. Mahkemece … fotoğrafları ve memleket haritası uygulanmak sureti ile birbirine bitişik olan bu parsellerde yeşil … bölümler hakkında Hazinenin davasının kabulüne, beyaz alan olarak işaretlenen bölümlere ilişkin Hazinenin davasının reddine karar verilmiş ise de incelenen dosyalardaki çekişmeli taşınmazlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde memleket haritasında açık alan olarak gösterilen bölümlerin orman içi açıklık niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği gibi, taşınmazların bu bölümlerinin hiçbir zaman … alanı olarak kullanılmadığı ve yer yer meşe ağaçları ile kaplı olup, çayırlık niteliğinde olmadıkları, mücerret hayvan otlatmanın da ekonomik amaca uygun kazanmayı sağlayan zilyetlik sayılamayacağı göz önünde bulundurularak Hazinenin davasının tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.