Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1237 E. 2007/3274 K. 15.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1237
KARAR NO : 2007/3274
KARAR TARİHİ : 15.03.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.10.2002 gün 2002/5548-7872 sayılı bozma kararında özetle: “… Köyü 731 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında 288 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak Abdul oğlu … mirasçıları … ve müşterekleri adlarına tespit edildiği, vergi kaydının 4000 m2 miktarlı olduğu ve batı sınırında … bulunduğu, hükme dayanak yapılan 20.06.2001 tarihli orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın % 3 eğimli olduğu, memleket haritasında kısmen açık kısmen yeşil renkli maki alanı olarak gözüktüğü, orman sayılmayan yer olduğunun açıklandığı; ancak, eğimin ne şekilde belirlendiğinin rapordan anlaşılamadığı, bu sebeple mahkemece kadastro müdürlüğünden münhanili kadastro paftası getirtildikten sonra yeniden 3 kişilik orman bilirkişi ve bir … elemanından oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılarak, eğim ölçer aletler ve münhanili kadastro paftasından da yararlanılarak taşınmazın gerçek eğiminin belirlenmesi, dayanak vergi kaydının komşu parsel dayanak kayıtları ile birlikte yöntemince zemine uygulanması, taşınmazın aslı orman değilse, dayanak vergi kaydının … hududu itibariyle değişebilir ve genişletilebilir nitelikte olmakla miktarıyla geçerli kayıt olup, 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21, 32/3. maddeleri gereğince sabit sınırdan başlanarak yöntemince zemine uygulanıp, yüzölçümü kadar kapsam belirlenmeli, vergi kayıt miktar fazlasının ormandan açıldığı gözetilerek karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişi … …’in 16.04.2004 tarihli rapor ve krokisinde “b” ile işaretlenen 4000 m2 yüzölçümlü vergi kayıt kapsamında kalan bölümü ile “a ve c” ile işaretlenen 4000 m2 ve 19.000 m2 olmak üzere 23000 m2 yüzölçümündeki kesimlere yönelik davanın reddine, “b ve c” ile işaretlenen bölümlerin tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline “d” ile işaretlenen 5400 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden sonra 1985 yılında yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.

Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yönetimine uygun şekilde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiş ise de, kadastro sırasında çekişmeli parsele uygulanan (revizyon gören) 288 yazım numaralı vergi kaydının 4.000 m2, çekişmeli taşınmazın ise 32.400 m2 yüzölçümlü olduğu, taşınmazın batısında da eylemli olarak devlet ormanının bulunduğu anlaşılmaktadır.
288 yazım numaralı vergi kaydının batı sınırında “…” bulunduğundan eylemli olarak da vergi kaydının revizyon gördüğü çekişmeli parselin batısında devlet ormanı olarak kadastro dışı bırakılan taşınmaz yer aldığından 3402 sayılı Kadastro Yasasının 20/C maddesi uyarınca vergi kaydının miktarıyla geçerli kapsamı belirlenmelidir. Kayıt ve belgeler lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil ederler. Vergi kaydının miktar fazlasının batı sınırda bulunan ormandan açma yapmak suretiyle oluşturulduğu gözetilerek çekişmeli taşınmazın … bilirkişi … …tarafından düzenlenen 16.04.2004 tarihli raporda “b” ile işaretlenen 4.000 m2 yüzölçümlü bölümünün tespit gibi davalılar adlarına, geriye kalan “a, c ve d” ile işaretlenen kesimlerinin ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.