YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12504
KARAR NO : 2007/15841
KARAR TARİHİ : 04.12.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve katılan davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 49 parsel sayılı 4.417,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, aynı yöndeki iddia ile davaya katılmıştır. …; taşınmazın kendisine ait olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra … davasından feragat etmiştir. Mahkemece, … tarafından açılan davanın feragat nedeniyle, Hazine ve Orman Yönetiminin davasının taşınmazın kesinleşen tahdit dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve katılan davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 17.07.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya yakırıdır. Şöyleki; Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın 17.7.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidinin dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de çekişmeli taşınmazın doğu, kuzey ve güneyinde kesinleşen tahdit içinde kalan 109 ada 372 sayılı orman parseli, batısında ise çalılık niteliği ile Hazine adına tesbit edilip kesinleşen 109 ada 50 parsel ile Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan Araç Kadastro Mahkemesinin 2006/10 Esas sayılı dosyasında davalı olan 109 ada 51 parsel sonrasında da 109 ada 372 sayılı orman parseli yer almaktadır. Bu durumda çekişmeli taşınmaz kesinleşen tahdit dışında kalmakta ise de orman içi açıklık niteliğindedir. 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca taşınmazın dört tarafının ormanla çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması halinde orman bütünlüğünün bozulduğu, orman içi açıklığın oluştuğu kabul edilmektedir. Çekişmeli taşınmazın etrafı ormanla çevrili olup davalılar tapu kaydına tutunmamışlardır. Bu durumda çekişmeli taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir. Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır.Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez. Bu durumda çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşıldığından açılan davanın kabulüne ve taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.