YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12564
KARAR NO : 2007/16274
KARAR TARİHİ : 11.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ….., Köyü ….., Mahallesi … Kuzluk Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemiş, Orman Yönetimi ise taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, davacının davasının reddine yönelik verilen kararın davacı gerçek kişi vekili ile katılan … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 26.9.2006 gün 2006/10204-12092 sayılı bozma kararında özetle; “İncelenen dosya kapsamına, toplanan kayıtlara göre çekişmeli taşınmazın yörede 1977- 1978 yılları arasında yapılarak 26/08/1980 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında paftasında “orman sahası” yazılarak tapulama harici bırakıldığı ve taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun ise halen yapılmadığı, taşınmazın kadastro paftasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tapulama harici bırakılarak orman olduğu belirlendiğine göre taşınmazın orman olmadığı hususunun, ancak yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edileceği ve orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmazın orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceği ve o tarihe kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilmeyeceği (Yüksek Yargıtay H.G.K.nun 18/02/1998 gün, 1998/8-15 E.- 1998/129 K. ve 2000/8- 1264 E.- 2000/1250 K. sayılı ve 24/10/2001 gün, 2001/8- 964 E.- 751 K. ve 2004/8- 242 E.- 2004/292 K. sayılı kararları da aynı doğrultuda olduğu) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmadığına göre, davacının zilyetliğine değer verilemeyeceğinden, açılan tescil davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından , davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği , Orman Yönetimi ise, 04/09/2001 tarihli harçlandırılmış dilekçe ile taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle davaya katıldığı, Medeni Yasanın 713/6. maddesinde, Orman Yönetiminin taşınmazın tescilini isteme olanağı bulunduğuna göre, katılan … Yönetiminin tescil istemi konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyularak, katılan … Yönetiminin davasının kabul ile … bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda kırmızı renk ile taralı (B) ile işaretlenen 826,88 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davacı kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. (Eski 639) maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1977 – 1978 yılında yapılmış ve sonuçları 23/07/1980- 25/08/1980 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/12/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.