YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12681
KARAR NO : 2007/15917
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, Merkez … Mahallesi 560 ada 62 parsel sayılı 1001.75 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kendi adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 2006 yılında ilk kez yapılan ve 04.10.2006 – 04.04.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi tamamen orman olmayan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman alanı dışında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Yörede 1967 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; tapu maliki gerçek kişiler tarafından birbirlerine komşu olan farklı taşınmazlara ayrı ayrı dosyalarda açılan orman tahditine itiraz davalarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesi aynı gün Dairemizde yapılmış olup, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu raporlarında çekişmeli taşınmazların üzerinde orman bitki örtüsünün bulunmadığı, … yıllardan beri bahçe ve meyve tarımı yapılan alan olduğu, 1953 tarihli … fotoğraflarından bütünlemesi yapılan 1958 tarihli memleket haritasında yeşile … bahçe ve ormanı simgeleyen işaretler bulunduğu, bu alanların yeşile … olduğu, siyah noktalar halinde bağ ve bahçelerin sınırlarının gösterildiği, 1990 tarihli … fotoğraflarında ise, taşınmazların üzerlerinde orman bitki örtüsünün olmadığını açıkladıktan sonra taşınmazın yeşile … orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmek sureti ile raporun içeriği ile sonucunda çelişki yaratılmıştır. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Merkez … Mahallesinde 1966 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında 560 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzümlük niteliği ile Mayıs 1311 tarih 37, 38 nolu “cehrilik yeri” vasıflı sicilden gelen Mart 1955 tarih 19 nolu tapu kaydı ile gerçek kişi adına tesbit edilmiş, daha sonra bu taşınmazın ifraz edilmesi ile 560 ada 36, 37, 41, 45, 46, 61 ve 62 parsel sayılı taşınmazlara ayrılmıştır. 560 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzümlük niteliği ile Haziran 1950 tarih 24 nolu üzüm bağı cinsli tapu kaydı revizyon gösterilerek kadastroca tesbitleri yapılmış ve davacı gerçek kişiler adlarına tapu kayıtları oluşmuştur. Bu dayanak tapu kayıtlarının hudutlarında kişilere ait üzüm bağları sınır gösterilmektedir. Dosya içinde bulunan
1953 tarihli … fotoğraflarından bütünlemesi yapılan 1958 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazların etrafının bağ rumuzu ile işaretli olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır. Uzman bilirkişiler yukarıdaki açıklamaları yaptıktan sonra memleket haritasında taşınmazların bulunduğu yerdeki bağ rumuzu konusuna ilişkin olarak raporlarında yer vermemişler açıklama yapmamışlardır. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte var olan Devlet Ormanları devletleştirilmiştir. Bu nedenle, raporlar içeriği ve sonucu itibarı ile çelişkili ,yetersiz ve eksiktir.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 06/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.