Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/12759 E. 2007/12532 K. 18.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12759
KARAR NO : 2007/12532
KARAR TARİHİ : 18.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 104 ada 1 ve 2 parsel sayılı sırasıyla 3688.80 m2 ve 5160 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/3’… payla davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, davacı gerçek kişiler taşınmazların atalarından kalan yer olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Hazine 09.09.1991 tarihinde çekişmeli taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki Devlet Ormanı olduğunu, orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece gerçek kişilerin davasının reddine, Orman Yönetimi ve Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli parsellerin kadastro tesbitlerinin iptaline, 19.07.1996 tarihli bilirkişi krokisinde çekişmeli parsellerin (A) ile gösterilen sırasıyla 2400 m2 ve 1428 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ayrı ayrı, (c) ile gösterilen 1923 m2 ve 1588 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin birleştirilerek orman nitelliğiyle Hazine, taşınmazların (B) ile gösterilen 857 m2 ve 672 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tesbit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller kısmen orman alanı dışında, kısmen orman alanı içinde bırakılmışlardır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğu, çekişmeli parsellerin … ile taranarak gösterilen bölümlerinin orman kadastrosu sınırları dışında, yeşil ile boyanarak gösterilen bölümlerinin ise orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığının ve orman kadastrosu sınırları dışında kalan bölümler için davalı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle, … elemanı bilirkişinin, çekişmeli parsellerin yüzölçümlerinin yanlış belirlendiği, çekişmeli 104 ada 1 sayılı parselin gerçek yüzölçümünün 5160 m2, aynı ada 2 sayılı parselin ise 3688 m2 yüzölçümünde olduğu yönündeki raporu esas alınarak, çekişmeli … Köyü 104 ada 1 sayılı parselin (A) ile gösterilen 2400 m2, 2 sayılı parselin (A) ile gösterilen 1428 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ayrı ayrı, (C ) ile gösterilen 1 sayılı parselin 1923 m2 ve 2 sayılı parselin 1588 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ise bir bütün halinde orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, çekişmeli parsellerin (B) ile gösterilen sırasıyla 837 m2 ve 672 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ise tesbit gibi davalılar adına tesciline karar verilmişse de; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapıldığından, kadastro tesbit ve dava tarihinde kesinleşmemiştir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. Uzman bilirkişi raporu orman kadastro tutanak ve haritasının uygulanmasına dayalı olup, resmi belge niteliğindeki en eski tarihli memleket haritası, amenajman ve … fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiği saptanmadığından, çekişmeli taşınmazların 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasa hükümlerine göre durumunu belirlemek için yeterli değilse de, çekişmeli taşınmazların gerek orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan, gerekse orman sınırları dışında bırakılan bölümleri bir bütün olarak düşünüldüğünde, çepe … tüm yönlerden, orman kadastrosunda da orman olarak sınırlandırılan eylemli devlet ormanı ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Orman Yönetiminin ve Hazinenin davasının kabulü ve çekişmeli parsellerin orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine18/10/2007gününde oybirliği ile karar verildi.