YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12795
KARAR NO : 2007/11828
KARAR TARİHİ : 04.10.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2004 gün ve 2004/3738-6553 sayılı bozma kararında özetle: “Uzman orman bilirkişi ve fenni bilirkişi aracılığı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması 787, 788 ve 789 nolu orman tahdit noktalarında bahsedilen … … taşınmazının 493 ada 11 parsel sayılı taşınmaz olduğu hususunun gözönüne alınması, zemindeki yolun … …’a ait taşınmaz içinde iken ayrılarak oluştuğu, tahdide itiraza ilişkin asliye hukuk mahkemesinin 1957/37-59 sayılı illamı ile tahdit dışına çıkarılan 4880 m2 ve 820 m2’lik ev yerinin saptanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 493 ada 7 sayılı parselin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1996 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Davacı gerçek kişi ilk tesisi Temmuz 1941 tarih 25 olan Ocak 1990 tarih 3 nolu (tarla niteliğindeki 8000 m2 yüzölçümünde Kuzeyi: hali arazi, Doğusu: … …, Güneyi: yol, Batısı Ziya Abdi yazılı olan, Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki taşlık ve pırnallıktan imar ihya edilmesi sonucu oluşan) tapu kaydına dayanarak, davacı … ise çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile kadastro tesbitine itiraz davası açmışlardır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının reddi, gerçek kişinin davasının kabulü yolunda kurulan ilk hükmün davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayılı belirtilen karar ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından davacının babası olan … Musaballı’nın asliye hukuk mahkemesinin 1957/37-59 sayılı dosyasında 26.07.1941 tarih 25 nolu tapu kaydına dayanarak orman tahdidine itiraz davası açtığı ,mahkemece tapu kaydının 8000 m2 olmasına rağmen zeminde kullanılan yerin 7200 m2 olduğunu tesbit ederek fenni bilirkişi … … tarafından çizilen krokideki 4880 m2 ve 820 m2’lik ev yerinin orman kadastro çalışmasında orman sınırları içine alındığını ancak tapu kaydı kapsamı içinde bulunduğunu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek bu bölümler için orman kadastro çalışmasının iptaline karar verdiği,bu bölümlerin kuzeyinde yer alan 1500 m2’lik bölümün ise orman sınırları dışında kalması nedeni ile bu
bölüm1e ilgili olarak hüküm kurulmadığı, ancak bu kararın dayanağı olan krokide belirtilen … … sınırı göz önüne alındığında bu taşınmazın çekişmeli taşınmazın doğusunda yer alan davacı adına tesbit edilen 5 nolu parselden sonra gelen 493 ada 11 parsel sayılı taşınmazı gösterdiği, II parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan Temmuz 1941 tarih 22/23 nolu tapu kaydının da çekişmeli taşınmaz yönünü davacının dayandığı tapu kaydının ilk maliki olan …gösterdiği, bu durumda öncesinde … … taşınmazı ile davacının babası …’ya ait taşınmazın birbirlerine bitişik olduğu, bu taşınmazlar arasında yol olmadığı, 5 ile 11 parseller arasındaki yolun sonradan açıldığı, dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamından önce çekişmeli taşınmazın bitişiğindeki 5 parselden bir bölümünün … …’a satıldığı hususunda bir iddianın ileri sürülmediği, bu hususta bozma ilamından sonra … … mirasçıları ile davacı arasında düzenlenen tarihsiz protokolün göz önüne alınamayacağı, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalıp … yeri niteliğinde olmaları nedeni ile kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile iktisap edilemeyeceği, ortada orman tahdidinin iptaline ilişkin kararın bulunmasının ve davacının dayandığı tapu kaydının Hazine ve Orman Yönetimi taraf olmadan oluşturulmuş olması nedeni ile bağlayıcılığının olmadığı ve çekişmeli taşınmazın niteliği gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının reddi yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına anlaşılarak tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 04/10/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.