Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1281 E. 2007/5261 K. 19.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1281
KARAR NO : 2007/5261
KARAR TARİHİ : 19.04.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.10.1998 … ve 1998/9641-9578 sayılı bozma kararında özetle; “Bilirkişilerin düzenledikleri raporun hüküm vermeye yeterli olmadığı, kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarının zemine uygulanması ve zemindeki arazi kadastro paftasına aplike edilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında seri bazında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1978 ve 1990 yıllarında yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman tahdidi, aplikasyon, 2. madde ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Hükme esas alınan 02.09.2002 tarihli orman bilirkişilerinin düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın yörede 1948 ve 1977 yıllarında yapılan orman kadastro çalışmalarında kesinleşen orman sınırları dışında kaldığını, 1952 yılında yapılan maki tefrik komisyonu çalışmasında XIII nolu poligon içinde makiye tefrik edilen alanda yer aldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamışlardır. Çalışma tutanaklarında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak “15 nolu orman tahdit noktası sırtta meyilin değiştiği yerde … Köyü cami minaresi 16 derece kuzeyde, menfez ağzı 198 derece kuzeydedir. Buradan kuzey doğu, sonra kuzey, tekrar kuzey doğu yönde gidilerek 16 nolu orman sınır noktasına gelindi. Hattın solu: … … tarlası; sağı; meşe ile kaplı bozuk baltalık devlet ormanıdır. 16 nolu orman sınır noktası: kuruderenin kuzey doğu yamacında … Özgül tarlasının, güney batısında köy cami minaresi, 7 derece kuzeyde köy trafo merkezi 9 derece kuzeydedir” denilmek sureti ile tarif edilmektedir. Uzman bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarının ne şekilde uygulandığı belli olmadığı gibi, rapor ekinde sundukları krokide 15 ve 16 nolu orman tahdit noktaları kesinleşen orman kadastro haritasındaki hattan mesafe, yön olarak farklıdır.
Yörede 1948 yılında Kınalıbayır, Çobankaya, Kocaçilek, Cindere civarı ile diğer ormanlara yönelik olarak seri bazında orman kadastro çalışmasının yapıldığı, daha sonra 1744

Sayılı Yasa gereğince 6/5 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ilişkin 05.10.1977 tarihli işe başlama tutanağında “…1948 tarihinde Kınalıbayır, Çobankaya, Kocaçilek, Cindere civarı ile diğer ormanlara ait zabıtların köyde ve resmi gazetede ilan suretleri makilik sahalarla ilgili 22.02.1952 tarihli maki tefrik komisyonunun sınırlama tutanağı üzerinde ve 1/25.000 ölçekli haritası makilik sahaların İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünün 26.02.1952 … ve 1002/108 sayılı yazılarıyla … İskan Müdürlüğüne devre yazısı ile ilgili komisyonun verdiği yazı 14.10.1952 tarih 36 nolu … komisyonunun … tevzii ile ilgili 1/5000 ölçekli haritası 08.07.1976 tarihli makilik sahalar ve … tevzii yapılmış yerlerle ilgili Adapazarı Orman Bölge Başmüdürlüğünün görüşünü bildirir yazı sureti aynı konuda 6 nolu orman kadastro komisyonunun görüşünü bildirir yazı aslı ekibimizce tetkik edildi.ve 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahditinin geçersiz olduğu, ancak gerçek orman sınır tesbitinde göz önüne alınması gerektiği maki tefrik işleminin 6831 Sayılı Kanunun çıkışından önce tatbik edildiğinden halen geçerli olduğu dolayısı ile … Köyü ormanlarında 6831 Sayılı Yasanın 1 ve yönetmeliğin 35-52 maddeleri ve 6831 Sayılı Kanunun 1744 Sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmalarına başlanmasına” denilmek sureti ile aplikasyon ve 2. madde çalışmalarına başlandığı, bu çalışmanın 30.06.1978 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, daha sonra 01.11.1989 tarihli işe başlama tutanağı ile 6 nolu orman kadastro komisyonu tarafından henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda sınırlandırma yapılmak ve 2/B madde uygulaması yapılmak üzere çalışmalara başlandığı, daha önce 1744 Sayılı Yasa uygulaması ile oluşturulan Kınalıbayır, Harmankaya, Çobankaya, Kocaçilek Devlet Ormanlarının sınırlarını oluşturan hatların zemine uygulanmasında güçlük çekilmediğinden bahisle yeniden aplikasyon yapılmasına gerek olmadığına karar verdiği anlaşılmaktadır.
23.08.1951 tarihinde işe başlayarak iki … sonra 25.08.1951 tarihinde tamamlandığı bildirilen “Makilik Sahalar Sınırlama Tutanağı” başlığını taşıyan 12 satırdan ibaret tutanakla, işlem sırasında herhangi bir harita düzenlendiğinden söz edilmeksizin 13 (XIII) poligon numarasıyla Deniz …-Karaahmetli Köyleri civarında 9443 hektar yüzölçümlü, arazinin Komisyon Başkanı … ve Komisyon Üyesi …’dan oluşan heyet tarafından makiye ayrıldığı, ancak “alt kısmı çizilmemiş poligon sahası gösterilmiştir” notu düşülerek dosyaya gönderilen 1/25000 ölçekli olduğu sanılan krokide XIII nolu poligon kabataslak çizgilerle gösterilmiştir. Bu poligon içinde orman kadastrosu kesinleşen orman alanları, binlerce dönüm toplu kadim … arazileri ile birçok köyün yerleşim alanları bulunmaktadır. Bu durum yasa ve yönetmelik hükümlerine göre kurulmayan komisyonca ve yine yasa ve yönetmelik hükümleri gözönünde bulundurulmadan makiye ayırma işlemi yapıldığını göstermekte olduğundan işlem yok hükmündedir (Bak.Y.K.D. Ocak 2003 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 01.04.2002 … ve 2002/1940-2932 ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.05.2005 … ve 2001/223-255 sayılı kararının onanmasına ilişkin 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2006 … ve 2006/3174-3960 sayılı kararları).
“3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değiştirilen 1. maddesi (e) fıkrası uyarınca çıkartılan Makiliklerle Orman Sınırlarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tesbitine ait Yönetmelik ile bu yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlar yasal olup, yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu, orman sınırlandırması kapsamında iken sözü edilen komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel Yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” 22.03.1996 … 1993/5-1 Sayılı Y.İ.B.B.G.K. Kararıyla kabul edilmişse de, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapular dışında başka bir tapuya değer verilemeyeceği, Y.K.D.nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan H.G.K’nun 27.02.2002 … 2002/1-19/97 sayılı kararı ile benimsenmiştir.

Somut olayda; makiye ayırma komisyonu, yönetmeliğin öngördüğü biçimde kurulmamış ve Yönetmeliğin öngördüğü biçimde çalışma yapmamıştır. 1993/5-1 Sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararında “bu yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonları yasal olup yaptıkları işlemlerinin de geçerli olduğu” hüküm altına alındığına göre “yönetmelik uyarınca kurulmamış olan komisyonların yaptıkları işlemlerin geçersiz ve yok hükmünde olduğu” sonucuna ulaşılır. biran için 1951 yılında yapılan makiye ayırma işlemi geçerli olduğu kabul edilse bile dava konusu taşınmazın 1989 yılında orman sınırları içine alınması da Yasa ve Yönetmeliğe uygundur.
Yukarıda açıklandığı gibi, makiye ayırma işlemi yasa ve yönetmeliğe uygun biçimde yapılmadığı için yok hükmündedir. Makiye ayırma işlemi orman rejimi dışına çıkarma işlemi olarak kabul edilemez. Aksi düşünülse dahi maki işlemi 1951 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaza revizyon gören 11.10.1989 tarih 2 nolu tapu kaydının ilk tesisi Mart 1306 tarih 74 nolu tapu kaydı olup, tevzi tapusu veya özel yasalar gereğince oluşan bir tapu kaydı değildir. Uzman bilirkişilerce yapılacak uygulama neticesinde çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığının belirlenmesi halinde makiye tefrik edilen alanda kalmasına rağmen sözkonusu tapu kaydına değer verilemez. Çünkü, yörede orman kadastrosu kesinleşmekle, orman sınırları içinde kalan tapu kayıtları ve diğer belgeler yasal değerlerini yitirir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın yörede 1948 ve 1978, 1990 yıllarında yapılan orman kadastrosu aplikasyon, 2. ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.