YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12907
KARAR NO : 2007/14455
KARAR TARİHİ : 15.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2005 gün ve 2005/5527-10413 sayılı bozma kararında özetle: “Bozmaya uyularak, yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu ve bozma gereklerini karşılamadığı, eğimin teknik olarak hesaplanmadığı, imar ihya olgusu üzerinde durulmadığı, bu hususta ziraat uzmanı bilirkişi görüşü alınmadığı, taraf tanıkları ve yerel bilirkişiden açıkça sorulmadığı, uzman bilirkişiler tarafından taşınmazın en eski tarihli memleket haritasında kısmen çalılık olduğunun bildirilmesi karşısında, bu yerin imar ihya edilmediği ve kadim tarım alanı olduğu yönündeki soyut ifadelere değer verilemeyeceği, bu nedenlerle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası hava fotoğrafı ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi, taşınmaz üzerindeki ağaçların cinsi, sayısı, yaşları, aşı yaşları, kapalılığının, üzerinde ağaç bulunan taşınmaz bölümlerinin belirlenmesi, eğim ölçer aletler ve memleket haritasındaki yükseklik çizgileri yardımıyla taşınmaz üzerinde hangi yönde kaç mühhani geçtiği, münhanilerin sayısına göre eğimin ne olduğunun açı hesabı yapılmak suretiyle bilimsel olarak belirlenmesi, uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın orman tahdit hattına göre konumunu ve eski tarihli memleket haritası, amenajmandaki ve hava fotoğraflarındaki konumunu gösteren, kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığı araştırılması, imar ihya olgusu üzerinde durulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın REDDİNE, çekişmeli … Köyü 107 ada 111 sayılı parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Kadastroda … Köyü … mevkii, 107 ada 111 parsel sayılı 2230 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile … adına tesbit edilmiş, davacı … Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Hazine ise taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemenin 09.03.2005 günlü ve 2004/132-2005/86 sayılı davaların reddine ve taşınmazın tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline ilişkin kararı, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine yukarıda değinilen nedenlerle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak, resmi belge niteliğindeki eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu uzman bilirkişiler Vezir Kurtaran, Hakan Kocatürk ve … Kaya ile Fen Bilirkişi … … tarafından düzenlenen müşterek raporda, kılızimetre (eğim ölçer) yardımıyla yapılan ölçümde ev ve meyve bahçelerinin bulunduğu taraça şeklindeki bölümde eğimin % 3-5, bahçe bölümünde ise % 12-15 olduğu, kadastro paftası ile memleket haritası çakıştırıldığında, çekişmeli taşınmazın memleket haritasında belirlenen kot farkına göre eğiminin % 26 olduğu, ülke gerçekleri gözetildiğinde memleket haritasındaki münhanilere göre eğimin belirlenemeyeceği, eski tarihli harita ve belgelerde çalılık olarak nitelendiği ve sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, mahkemece bu bilirkişi kurulu raporuna değer verilerek, Orman Yönetiminin davası reddedilmişse de;
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuyla, memleket haritasındaki münhanilere göre çekişmeli parselin eğiminin % 26 olarak hesaplandığı, kılızimetre ile yapılan ölçümde dahi, çekişmeli parselin eğiminin ortalama % 12-15 olarak, yani % 12 den fazla belirlendiği, kazılmak ve teraslanmak suretiyle sadece ev ve ahırın bulunduğu … bir bölümdeki eğimin % 3-5’e düşürülmesinin, taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi gereğince orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan funda veya makilerle örtülü alanların orman sayılmadığı, yerleşik Yargıtay kararlarında da kabul edildiği gibi, bilimsel olarak eğimin % 12’yi geçtiği yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı, bu nedenlerle taşınmazın eski tarihli haritalarda makilik olarak nitelendirilmesi ve muhafaza karekteri taşıması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gereceği, Hakimin bilirkişinin hukuki vasıflandırması ile bağlı olmadığı, bilirkişi kurulunun teknik bulgularını kendi hukuki bilgisi ile denetleyip serbestçe taktir edeceği gözetilerek, belirlenen teknik bulgulara göre 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılan çekişmeli taşınmaza ilişkin Orman Yönetimi ve Hazinenin davalarının kabulü ile taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davaların reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatıran yönetime iadesine 15/11/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.