Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/12912 E. 2007/11830 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12912
KARAR NO : 2007/11830
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 105 ada 13 parsel sayılı 4068,14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden davacı adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, 105 ada 13 parselin kendi adına tesbit edildiğini ve Cilt 83, Sayfa 63, Sıra No:10’da kayıtlı olan tapu kaydının 18380 m2 olduğu, ancak adına tesbit edilen taşınmazın yüzölçümünün daha az olduğunu belirterek 13 sayılı parselin 9190 m2 olarak adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu (A) harfli 10521.78 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itirazla birlikte öncesi tapusuz olan taşınmazlar yönünden kesinleşen orman kadastrosunun iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılıp 08.02.2003 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı gerçek kişi, 105 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kendi adına tesbit edildiği ancak bu taşınmaz ile birlikte bitişiğinde bulunan taşınmazın da (uzman … bilirkişi raporundan 101 ada 9 parsel sayılı taşınmaz olduğu anlaşılan) 10.11.1964 tarih ve 10 nolu (18.380 m2 yüzölçümündeki hududu Mülazım …, … …, … … oğlu … ve … olan) tapu kaydı içinde bulunduğu iddiası ile kadastro tespitine itiraz davası açmıştır. 101 ada 9 sayılı parsel kadastro sırasında orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiği halde, yerel mahkemece Hazine davaya dahil edilmemiş, davacının dayandığı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren getirtilerek mahallinde yerel bilirkişi ve tanıklar marifeti ile uygulanmamış, çekişmeli taşınmaz olduğu belirlenen 101 ada 9 parsele ilişkin kadastro tespit tutanağı aslı dosyaya getirtilmemiş, davalı ise, dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiği düşünülmemiş, hükümde hangi taşınmazla ilgili olarak hüküm kurulduğu açıkça yazılmadığı gibi, davacının isteminden fazla yerle ilgili hüküm kurulmuştur. Ayrıca, uzman bilirkişi çekişmeli taşınmazın resmi belgelerde yeşile … … alanda kaldığını, yörede 2002 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmasında ise, … Devlet Ormanı içinde kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamış ise de, çekişmeli taşınmaz olarak 2600 m2 yüzölçümündeki taşınmazla ilgili inceleme yapmış, sözkonusu haritaların ölçeklerini çakıştırmak sureti ile uygulama yapmamıştır.
O halde; mahkemece, öncelikle dava konusu olduğu anlaşılan 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki Hazine davaya dahil edilmeli, kadastro tespit tutanağı aslı ilgili yerlerden dosyaya getirtilmeli, tutanak kesinleştirilmiş ise eldeki bu dava nedeni ile kesinleşmenin hüküm ifade etmeyeceği, davalı ise dava dosyasının bu dosya ile birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli, davacının dayandığı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte çıkartılarak dosyaya konulmalı, kadastro çalışmasında revizyon görüp görmediği Tapu
Sicil Müdürlüğünden sorulmalı, varsa revizyon parsellerinin kadastro tespit tutanaklarının örnekleri dosyaya getirtilmeli, daha sonra yörede yapılan orman kadastrosunun 08.08.2002 tarihinde ilan edildiği, tapusuz taşınmazlar yönünden ilan tarihinden itibaren 6 ay sonra 08.02.2003 tarihinde kesinleşeceği, tapulu taşınmazlar yönünden ise, 10 yıl içinde dava açılabileceği gözönünde tutularak önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir … elemanı ve yaşlı yerel bilirkişiler aracılığı ile yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş orman tahdit haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu edilen taşınmazın orman sınırları içinde kalıp kalmadığı belirlenmeli, davacının tutunduğu tapu kaydı yerel bilirkişiler yardımı ile uygulanarak dava konusu taşınmaza ait olup olmadığı ve kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, uygulamada komşu parsellerin kadastro tutanağı ve dayanağı olan kayıt ve belgelerden de yararlanılmalı, bilirkişilere keşfi izlemeye olanak verecek kroki düzenlettirilmeli, davacının tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığının ve taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığının belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmelidir.
Tapu kaydının taşınmazı kapsadığının belirlenmesi halinde ise, 10 yıl içinde tapu kaydına dayanılarak orman kadastrosunun iptali istenebileceğinden, en eski tarihli memleket haritaları, … fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yukarıda belirtilen şekilde yapılacak inceleme sonucunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmeli, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacının tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde ise, davacının istemi de gözönünde bulundurularak bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 04/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.