YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13108
KARAR NO : 2007/15792
KARAR TARİHİ : 04.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz ve şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Av. …, … Köyü 1634, 1635, 1657 sayılı … tevzi parseline tapu kayıtları üzerindeki orman şerhinin silinmesi konusunda açılan dava sırasında davacı tarafından mahkemeye verilen 08.12.2006 tarihli dilekçesi ile davanın takibinden vazgeçtiğini bildirdiği halde, mahkemece 15.12.2006 tarih 164-455 sayılı kararla vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın daha önce vekillikten istifa eden Av. …’e tebliğ edilerek, temyiz edilmemesi nedeniyle 03.04.2007 tarihinde karara kesinleşme şerhi verildiğini, halbuki davacının 08.12.2006 tarihli dilekçesinin davadan feragat anlamına gelmediğini, mahkemece davanın müracaata bırakılması yönünde karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle kesinleşme şerhinin hatalı olduğunu bildirerek 15.12.2006 tarihli kararın kesinleşmemiş sayılmasının tespitini istemiş, mahkemece 02.07.2007 tarihli ek kararla talebin kabulüne, 15.12.2006 ve tarih 164-455 sayılı kararın kesinleşmemiş sayılmasının tespitine karar verilmesi üzerine, davacı vekili 11.07.2007 tarihli dilekçe ile 15.12.2006 gün ve 164-455 sayılı kararı temyiz etmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Dairenin hükmüne uyulan 10.01.2005 gün 2004/14070-232 sayılı bozma kararından sonra davacı vekili Av. …’in mahkemeye verdiği 08.05.2006 tarihli dilekçesi ile “dava konusu taşınmazlar noter satış sözleşmesi ile üçüncü kişilere … olması nedeniyle davacının vekilliğinde istifa ediyorum, istifa dilekçemin asile tebliği” biçiminde dilekçe verdiği ve bu istifa dilekçesinin davacıya 08.12.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı …’ın kimlik tespiti ile mahkemeye aynı gün verdiği 08.12.2006 tarihli dilekçesiyle “mahkemenizin 2005/164 esasında bakılan davanın takibinden vazgeçiyorum, yatırdığım keşif avansının tarafıma verilmesi” şeklindeki istemin Av. …’e 08.12.2006 günü mahkeme kaleminde bizzat tebliğ edildiği, adı geçen avukatın mahkemeye verdiği aynı tarihli dilekçede “davacı asilin davadan vazgeçtiği konusunda tarafıma tebligat yapılmıştır. Davacı asilin davadan vazgeçtiğinden haberdarım. Bu konuda istifa ettiğim müvekkilim bana bilgi verdi” dediği, Av. …’in 08.05.2006 tarihli istifa dilekçesinden sonra … tarafından Av. …’e Gebze Birinci Noterliğinden verdiği 06.10.2006 gün ve 27526 nolu tevkil yetkili vekaletname verdiği ve Av. …’in de Av. … ‘e verdiği yetki belgesiyle 15.12.2006 tarihli oturuma katılan Av. … …’ün duruşma tutanağına alınan imzalı beyanı ile “müvekkilimiz aynı zamanda bu davadan vazgeçti, vazgeçmeyi biz de tekrarlıyoruz” şeklindeki beyanı ile teyid edildiği ve vazgeçmenin davalılarca da kabul edildiği, dosyada açıklayıcı bir delilin bulunmadığı, H.Y.U.Y.’nın 95. maddesi hükümlerine göre vazgeçmenin kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı, her ne kadar yetkisiz avukata yapılan karar tebliği geçerli değilse de, mahkemece 02.07.2007 tarihli ek karar ile önceki 15.12.2006 tarihli
“davanın vazgeçme nedeniyle reddine” dair kararın kesinleşmemiş sayılmasına karar verilmek suretiyle bu usul eksikliğinin düzeltildiği, dosya kapsamından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı ve mahkemenin 15.12.2006 tarihli kararının doğru olduğu anlaşılmakla, davacı vekili Av. …’un temyiz itirazlarının reddi ile “davanın vazgeçme nedeniyle reddine” dair verilen 15.12.2006 tarihli hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/12/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.