YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13333
KARAR NO : 2007/12202
KARAR TARİHİ : 10.10.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 07/02/2003 tarihli dava dilekçesiyle … Mah. 37 ada 99 ve 10 sayılı parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı iddiasıyla davalı adına kayıtlı tapunun iptali ve Hazine adına tescilini istemiş ise de, 29/12/2004 tarihli ıslah dilekçesiyle 2/B çalışmasının henüz kesinleşmediğini belirterek orman niteliğiyle tescil talep etmiş, yönetim de davaya müdahil olduktan sonra Asliye Hukuk Mahkemesince 29/09/2004 tarihinde ilan edilen orman kadasro çalışmaları nedeniyle davanın orman tahdidine itirazına dönüştüğü gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmış, kadastro mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 37 ada 99 parselde 19/07/2006 tarihli raporda (A) ve (B) ile işaretli toplam 1544.10 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliğinde olduğundan 2/B madde uygulamasının iptaline, 99 parselin diğer bölümlerine ve 100 parsele yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yörede arazi kadastrosu 1988 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece, 19/07/2006 tarihli raporda (A) ve (B) ile işaretli 1544 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğinde olduğundan, bu bölümdeki 2/B uygulamasının iptaline, 99 sayılı parseiln diğer bölümleri ile 100 parsele yönelik davanın reddine karar verilmişse de delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu oluşturulan hüküm dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; orman kadastro tutanağının PII nolu 2/B poligonunu açıklayan 31. sayfasından 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2002 orman sınır noktalarını birleştiren hattın içinde (sağ tarafında) kalan 99 ve 100 sayılı parsellerin o tarihte … … işgalinde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğu, sol tarafının ise meşe, …, karaçam kaplı Kapıdağı Devlet Ormanı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacı Hazine, orman kadastrosu sırasında P II numarası verilerek orman sınırı dışına çıkarılan 99 ve 100 sayılı parsellerdeki 2/B uygulamasına itiraz etmekte ve bu bölümlerin orman olduğunu iddia etmektedir. … bilirkişi raporunda (A) ve (B), orman bilirkişi raporunda 1 ve 2 ile gösterilen bölümler zaten orman sınırı içinde kalmakta olduğundan, bu bölümler dava konusu olmadığı halde, mahkemece bu bölümlerdeki 2/B uygulamasının iptaline, 99 parselin diğer kısmı ile 100 parseldeki davanın reddine karar verilmiştir ki, bu durum 99 ve 100 parsellerdeki 2/B uygulamasının kesinleşmesi anlamına gelir. Oysa, Hazinenin dava açmaktaki amacı bu değildir.
O halde; mahkemece, zaten orman olan (A ve B) bölümlerinin davaya konu olmadığı, 99 ve 100 parsellerin dava edildiği gözönünde bulundurularak yeniden yapılacak keşifte memleket haritası, orman kadastro haritası ve kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle yeniden uygulama yapılmalı, taşınmazın 2/B madde şartlarını taşıyıp taşımadığı araştırılmalı, taşınmazların dört yanının tahdidi kesinleşmiş Kapıdağı Devlet Ormanı ile çevrili olduğu da gözönünde bulundurulmalıdır.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip … yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, … erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.
O halde, uzman orman bilirkişisinin, 6831 Sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını göz önünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve … rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.