Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/13439 E. 2008/2180 K. 13.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13439
KARAR NO : 2008/2180
KARAR TARİHİ : 13.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki orman şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … …; … Köyü 304 parsel sayılı 8.730 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda tarla niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğu ve beyanlar hanesinde “ormanla ilişkisi vardır” ve “İski idaresince kamulaştırma kararı alınmış olduğu” şerhlerinin bulunduğunu, 304 parselin doğusunda bulunan 286 parselde müşterek … olduğunu, yanlışlıkla 304 parsel üzerine ev yaptığını, 1995-2003 yıllarına ait döneme ilişkin olarak ecrimisil bedelini hazineye ödediğini, 304 parselin 3116 tahdit haritası içinde kalmakla birlikte 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığını, taşınmazın % 6-7 eğimli olduğu ve üzerinde ormana özgü bulgu olmadığının … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/212 değişik iş sayılı tesbit dosyasında belirlendiğini, makiye ayırma işleminin geçerli olduğunu bu sebeplerle 304 parsel üzerindeki evin … … tarafından yapıldığının beyanlar hanesine şerh verilmesi ve beyanlar hanesindeki “ormanla ilişkisi vardır” şerhinin silinmesi istemiyle dava açmıştır.Mahkemece, davacı tarafından yapılan evin kaçak olarak yapıldığı, gecekondu niteliğinde olduğundan, bu evin davacıya ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesinin mümkün olmadığı ve davacının kütüğün beyanlar hanesindeki “ormanla ilişkisi vardır” şerhinin silinmesini dava etme hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı kişi ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir..
Dava, taşınmazın üzerindeki evin davacı tarafından yapıldığı şerhinin beyanlar hanesine yazılması ve kütüğünün beyanlar hanesindeki orman şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 15.06.1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dosyadaki belgelere göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak çekişmeli taşınmaz 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi içinde olup, 1951 yılında 5653 Sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrılmış ise de , … tevzi komisyonunca gerçek kişi adına dağıtım ve tescili yapılmamıştır. Makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtlarına değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 28.03.1996 gün 1993/5-1996/1 Sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edilmiş olup, davacının bu nitelikte bir tapu kaydı

-2-
2007/13439-2008/2180

bulunmamaktadır. Kesinleşen orman tahdidi içinde kalan taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine zilyetlik ve muhdesata ilişkin şerh yazılamaz.Kaldı ki çekişmeli taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlı olduğundan davacının beyanlar hanesindeki “ormanla ilişkisi vardır” şerhinin silinmesini de dava etme … bulunmamaktadır. Mahkemece davanın bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün gerekçesinin yukarda açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK, hükmün HYUY’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13/02/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.