YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13514
KARAR NO : 2008/2188
KARAR TARİHİ : 13.02.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 616 ve 113 ada 133 parsel sayılı sırasıyla 3.057,81m2 – 12.326,08m2 yüzölçümündeki taşınmazlar senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kesinleşen tahdit dışında kaldıkları , … arazisi oldukları gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır..
Mahkemece, Hazine tarafından orman iddiası ile dava açıldığı; ancak, çekişmeli taşınmazların tamamının 1993 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; mahkemece, bilgilerine başvurulan orman bilirkişi kurul raporunda; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip … parsellerle birlikte uygulama yapılarak, 101 ada 616 parselin (A) ile işaretlenen, 113 ada 133 parselin (A), (B) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin 1955 basım tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan, geriye kalan kesimlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazların 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış olup ancak hat uygulaması yetersiz ise de; davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazların yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da
-2-
2007/13514-2008/2188
araştırılması gerekir. Alınan uzman bilirkişi kurul raporunda çekişmeli taşınmazların bir bölümlerinin 1955 tarihli memleket haritasında orman sayılan alanda kaldığı bildirilmiştir. Taşınmazın, bir an için 1993 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı kabul edilse dahi, aslında ormanların zilyetlikle kazanılamayacağı, kaldı ki; arazi kadastrosunun 2005 yılında yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı bir yana, 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince “…evvelce sınırlaması yapılmış olup da, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle öncesinin orman olup olmadığının da araştırılması ve devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yer olması halinde kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmaza yönelik Hazinenin davasının kabul edilmesi gerekir. Ayrıca 113 ada 133 parsel sayılı taşınmazın doğu, batı, kuzey ve güneyinde kesinleşen tahdit içinde kalan 113 ada 164 parsel sayılı Devlet Ormanı bulunmaktadır. Bu durumda 113 ada 133 parsel sayılı taşınmaz kesinleşen tahdit dışında kalmakta ise de (D) ile işaretlenen kesimi orman içi açıklık niteliğindedir. 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca taşınmazın dört tarafının ormanla çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması halinde orman bütünlüğünün bozulduğu, orman içi açıklığın oluştuğu kabul edilmektedir. Çekişmeli taşınmazın etrafı ormanla çevrili olup davacılar tapu kaydına tutunmamışlardır. Bu durumda çekişmeli taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir. Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır.Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez . Kaldı ki; temyize konu dosyada çekişme konusu olan taşınmazlar ile aynı köy ve konumda bulunan Dairemizde daha önce temyiz incelemesi yapılan Kütahya Kadastro Mahkemesinin 2006/173 – 435, 2006/163 – 428, 2006/183 – 2007/10, 2006/199 – 2007/13, 2006/198 – 2007/12, 2006/160 – 2007/8, 2006/192 – 2007/11, 2006/200 – 007/14, 2006/202 – 2007/36, 2006/205 – 2007/39, 2006/208 – 2007/41, 2006/203 – 2007/37, 2006/209 – 2007/42 sayılı dava dosyalarında dava edilen taşınmazların aplikeli memleket haritasındaki konumlarına göre karar verilmiş ve Dairemizce de onanmıştır. Bu durumda 113 ada 133 parsel sayılı taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözüken (D) ile işaretlenen bölümünün de orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken çekişmeli taşınmazlardan 101 ada 616 parselin (A) ile işaretlenen bölümünün, 113 ada 133 parselin (A), (B) ve (C) ile işaretlenen kesimlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, (D) ile işaretlenen bölümünün de orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu belirlendiğinden Hazine tarafından açılan davanın, … bilirkişi tarafından düzenlenen 25.04.2007 havale tarihli krokili raporda
-3-
2007/13514-2008/2188
101 ada 616 parselin (A) ile işaretlenen bölümüne, 113 ada 133 parselin tamamına yönelik olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.