Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1376 E. 2007/2486 K. 01.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1376
KARAR NO : 2007/2486
KARAR TARİHİ : 01.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11.05.2006 gün ve 2006/985-6603 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı … ve … … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, … Mahallesi 213 ada 7 parsel sayılı 73194,91 m2 yüzölçümündeki (eski 552 parsel) taşınmazın bir bölümünün, yörede yapılarak kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve davalıların el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) ile işaretli 16.239,73 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüme davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine, dairece( çekişmeli taşınmazın krokide (A) işaretli 16.239,73 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin karar temyiz edilmediğinden kesinleştiği, geri kalan bölüm yönünden ise, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı gerekçesiyle) hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez davalı … – … … vekili, yerel mahkeme kararının davacı … yönetimince temyiz edilmediği için, çekişmeli taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilen (A) ile işaretli bölümü hakkındaki kararın kesinleşmediği gibi, geri kalan bölümün orman sınırı dışında kalma olgusunun kesinleştiği; bundan ayrı, çekişmeli taşınmazın krokide (A) ile işaretli bölümünün de orman olmadığı iddiasıyla kararın düzeltilmesini istemektedir.
Yapılan incelemede, davalı … – … … vekiline hükmün 07/12/2005 tarihinde tebliğ edildiği,süresi içinde 19/12/2005 tarihinde temyiz edilmesine rağmen dairece sehven temyiz incelemesinin yapılmadığı; ayrıca, karar düzeltme incelemesi aşamasında orman yönetiminin temyizinin olup olmadığı hususunun belirlenmesi hususunda dosyanın yerel mahkemeye iadesi üzerine, Asliye Hukuk Mahkemesi yazı işleri müdürlüğünün 24/01/2007 tarihli cevap yazılarında, hükmün Orman Yönetimince temyiz edilmediğinin bildirildiği gibi, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesine de dosyada rastlanmadığı anlaşıldığından, davalı … – … … vekilin karar düzeltme isteminin kabul edilerek, davalı … – … … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın, tapu kaydının iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1941 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile 1941 yılı tahdidinin aplikasyonu ve
2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak uygulama ve araştırma sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan krokide dava konusu taşınmazın (A) ile işaretli bölümü dışında geri kalan bölümün, orman kadastro sınırı dışında kaldığının bildirildiği ve bu bölüme yönelik temyiz bulunmadığından orman sınırı dışında kalma olgusunun kesinleştiği, temyiz itirazlarının hükme esas alınan krokide çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretli 16.239,73 m2’lik bölümüne yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dairenin yerleşik uygulamasın çerçevesinde, tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde dava konusu yerin tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığından bilirkişi rapor ve krokisi bu hali ile hükme yeterli değildir
.Bundan ayrı, dosya kapsamından, yörede 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. 3116 Sayılı Yasaya göre yasaya göre sadece devlet ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu, orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yeterli değildir. Bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara hükümleri gözetilerek belirlenmesi gerekir. Anılan çalışma kesinleşmemiş ise,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 4785 Sayılı Yasa hükümleri göz önünde bulundurularak yapılan ve kesinleşen bir orman kadastrosu çalışmasının varlığından söz edilemeyeceğinden çekişmeli taşınmazın öncesi itibarıyla orman niteliği ve hukuki durumunun araştırılması zorunludur. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun bu yönden de hüküm kurmaya yeterli olmadığı gözlenmektedir. Eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle mahkemece; öncelikle 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının askı ilan tutanağı orman işletme müdürlüğünden istenmeli, askı ilanının yapılıp işlemin kesinleştiğinin belirlenmesi halinde, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasında seçilecek 3 uzman orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak 1941 yılına ait orman kadastrosu, 1989 yılına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve mesafelerdeki en az 6-7 adet orman sınır noktalarını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup zeminde işaretlenmeli ve buna göre çekişmeli taşınmazın 1941 ve 1989 tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı, kadastro ve orman tahdit haritaları ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine ablike edilerek müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde yapılacak araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılından sonra yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasının bulunmadığı ya da yapılmış olsa bile, ilan edilmediğinin saptanması halinde, mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili
fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, böylece 1941 yılı orman kadastrosu dışında kalan dava konusu taşınmazın 4785 Sayılı Yasa karşısında orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … – … … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairenin 11/5/2006 gün ve 2006/985-6603 EK sayılı bozma kararının kaldırılmasına, davalı … – … … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.