YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14026
KARAR NO : 2007/16385
KARAR TARİHİ : 13.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 29.06.1999 tarihli dilekçesi ile Sarıyer … 79 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 21450 m2 yüzölçümündeki 3 pafta 259 sayılı parselden 05.06.1998 tarihinde ifraz edilen 1109 m2 yüzölçümündeki 1605 parsel sayılıtaşınmazın orman sınırı içinde olduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini, tapu kaydı üzerindeki 2/B şerhinin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, 27.04.2006 tarihli bilirkişi raporunda yeşil ile renklendirilerek gösterilen 235 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüm üzerindeki 2/B şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı yönetim ve davalı Kooperatifçe temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, öncesi orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapusunun iptal ve tescili, tapu kaydı üzerine konulan 2/B şerhinin silinmesine ilişkindir.
… Köyü’nde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 04/08/1938 tarihinde yapılarak kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 2896 sayılı yasaya göre yapılıp 29/11/1985 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli … 1605 sayılı parsel yörede 13/11/1958 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 487.875 m2 yüzölçümü ile tesbit ve tescil edilen 79 sayılı kadastro parselinden ifrazen oluşan 21450 m2 yüzölçümündeki 259 sayılı parselin 05.06.1998 tarihinde ifrazıyla tapuya tescil edilmişdir ve halen, tapuda paylı olarak davalılar adına kayıtlıdır, Tapu kaydının beyanlar hanesinde kısmen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, kısmen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh vardır. Genel kadastro sırasında … 77, 78, 79 ve 80 sayılı parseller öncesi bir bütün olarak zemini … Beyazıt Vakfından … 955 tarih 15 ve K.sani 927 tarih 32 sıra numaralı tapu kapsamında olduğu ve 4 parçaya ayrıldığından Fuat Bezmen ve ark. adına tespit edilerek,2/3/1959 tarihinde kesinleşmekle tapuya tescil edildiği, daha sonra 1978 yılında 239 ila 260 olmak üzere (21 adet) parsele ayrıldığı anlaşılmaktadır
Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Mahkemece yapılan 1. keşifte bilgisine başvurulan iki uzman orman ve bir … bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın 1938 yılında yapılan orman tahdidinde 50, 51, 52 orman sınır noktalarına göre tamamının orman tahdit sınırları dışında bulunduğu, 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan ve kesinleşen 2. ve 2/B madde uygulamalarına konu olmadığı, 2. keşifte dinlenen iki uzman orman ve … bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise 1938 yılında yapılan orman kadastrosunda dava konusu taşınmazın 235 m2 kısmının orman sınırı içinde kalan bölümünün dışında olduğu belirtildiği halde, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden ikinci bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Sözü edilen bilirkişi raporlarına ekli orman sınır hattına irtibatlı krokiler yeterince orman sınır noktası içermediğinden denetimi olanak vermediği gibi, 1985 yılında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki hatların uyumsuz olduğu gözlenmektedir.
Bundan başka; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosunun 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve kesinleşmekle Mart 1947 tarih ve 118 numarada tescil edildiği, bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece devlet ormanlarının belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu haritalar ve tutanaklar yeterli olmayıp, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususta araştırma yapılmamıştır.
Yine, dava konusu taşınmazın yakınında bulunan ve 80 sayılı parselden ifraz edilen 261 sayılı parsel 1958 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 79 parsele de uygulanan kök tapuya dayalı olarak tespit edildiği ve davacı hazine tarafından 261 sayılı parsel hakkında tapu maliki aleyhine tapu iptali ve tescili istemiyle açtığı davada yapılan yargılama sonucunda, Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/11/2004 gün ve 2002/357 – 2004/583 sayılı kararı ile 260 parsel sayılı taşınmazın 19.402,71 m2 ve 4024.58 m2 yüzölçümündeki bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline, 1322.71 m2’lik bölüm yönünden ise, davanın reddine karar verildiği hükmün davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine önce onanan kararın Hazine vekilinin kararın düzeltilme yoluna başvurulması üzerine, Dairenin 21/4/2006 gün ve 2006/3087-5446 sayılı kararı ile (Karara dayanak alınan bilirkişi raporuna eklenen krokili raporda, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumu açıklanmadığı, orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmediği gibi 1985 yılında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki hatların uyumsuz olduğu, ayrıca Hazinenin, 3402 Sayılı Yasanını 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabileceği, yörede ilk orman tahdidinin 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece devlet ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu haritalar yeterli olmadığı, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi, yani hazinenin çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu yolunda iddiada bulunması durumu söz konusu olduğundan, taşınmazın 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre durumunun belirlenmesi gerektiği) nedeniyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece,aynı kök tapudan ifraz edilen diğer parseller hakkında Orman Yönetimince açılmış başka dava bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi, temyize konu 259 sayılı parsel hakkında da Hazinenin aynı iddia ile açtığı dava bulunup bulunmadığı araştırılarak birlikte görülmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru değildir.
4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilmiş ormanların bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazla ilgili Hazine tarafından Asliye 1. ve 2. Hukuk Mahkemelerine açılmış dava olup olmadığı … ve Hazine ile Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak varsa usul ekonomisi yönünden … ve Hazinenin açtığı dava dosyaları birleştirilmeli, orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 1985 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritasının orjinalinden renkli fotokopisi … fotoğrafları ve amenejman planı bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da … ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları, yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir. 1938 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Böylesine yapılacak uygulamada taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa, eski memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1985 yılında yapılan devlet ormanların aplikasyonu ve 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte orijinal renkli memleket haritası örneği üzerinde konumu gösterilerek rapora ekletilmeli ve 1938 yılı orman kadastrosu dışında kalan bölümlerin eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirlenirse o bölümlerle ilgili Orman Yönetiminin davasının da kabulüne karar verilmelidir.
Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı Basın Yayın Çalışanları Konut Yapı Kooperatifi’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 13/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.