Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14036 E. 2007/14396 K. 13.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14036
KARAR NO : 2007/14396
KARAR TARİHİ : 13.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddi yolunda kurulan 27/03/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/11/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vek.Av. … … geldi, karşı taraftan … vek. Av. … …, Hazine vek. Av…. geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, fen bilirkişinin 03.12.2002 tarihli raporunda belirtilen A=37842 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27/4/2004 gün ve 2003/10082-2004/4778 E.K sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; aynı gün Dairede incelemesi yapılan 2003/10080, 10082, 10871, 10870, 2004/3410, 3409 ve 3408 E. Sayılı dosyaların … Köyündeki tapulama dışı bırakılan birbirlerine yakın taşınmazlar hakkında tescile ilişkin davalar olup, alınan raporların da aynı nitelikte olduğu orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda taşınmazların konumunun memleket haritasında elle boyanıp işaretlendiği, eğim durumlarının net olarak belirlenmediği, kadastro paftası ile memleket haritasının çakıştırılıp işaretlenmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biri biri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması,bundan ayrı; … Köyünde 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında mera tesbit çalışması yapıldığı da anlaşıldığından, bu çalışmaya ilişkin tüm kayıt ve belgelerin de getirtilip taşınamazın mera niteliği bulunup bulunmadığı üzerinde durulması, öncesi mera olan taşınmazların da zilyetlikle kazanılamayacağının düşünülmesi, yapılacak keşifte yerel bilirkişiye taşınmazın mera ile ilgisi tam ve net olarak açıklattırılmalı, 1954 yılında tapulama dışı bırakılan taşınmazlar yönünden komşu parsellerin dayanak ve kayıtları da zemine uygulanıp davalı taşınmaz yönünden ne olarak göründüğü üzerinde durulması, taşınmazın öncesi makilik olması halinde ve eğimin % 12’yi geçmesi halinde funda ve maki ile örtülü alanların muhafaza makisi olması, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamı dışında orman sayılan yer olduğunun gözönünde bulundurulması, tüm deliller toplandıktan sonra taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığının tam olarak tespit edildikten sonra bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava, tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 22.05.1953 tarihinde yapılmış ve sonuçları 29.12.1953 – 28.01.1954 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-‘er YTL vekalet ücretinin …’ten alınarak Orman Yönetimine ve Hazineye ayrı ayrı verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/11/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.