Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14241 E. 2008/351 K. 17.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14241
KARAR NO : 2008/351
KARAR TARİHİ : 17.01.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü … mevkii 406 ada 68 parsel sayılı 6765.66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, dozer ile düzlenmek suretiyle … alanı haline getirilmeye çalışıldığını, zilyetlikle edinilemeyeceğini Hazine adına tapuya tescilini, Orman Yönetimi ise, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları inde kaldığını, tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiş ve davalar birleştirilmiştir. Mahkemece davaların KISMEN KABULÜNE, çekişmeli parselin tesbitinin iptali ile 17.02.2007 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 3032.03 m2 yüzölçümündeki bölümünün kadastro dışı bırakılmasına, (B) ile gösterilen bölümün orman niteliğiyle Hazine, (A) ve (B) bölümü çıkarıldıktan sonra geri kalan ve 68 ile gösterilen 776.81 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.5.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde ise 30.07.1982 tarihinde ilan edilip, 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu, orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması mevcuttur.
1. Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin (B) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, (A) ile gösterilen bölümünün ise, orman sınırları dışında bırakılmışsa da, bu bölmde ana kayanın ortaya çıktığı, sınırdaki devlet ormanı ile yanı yapıdaki taşlık ve çalılık niteliğinde olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği belirlenerek taşınmazın (A) ve (B) bölümlerine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. .
2. Hazinenin ve Orman Yönetiminin çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) bölümünün çıkarılmasından sonra geriye kalan ve 68 rakamı ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a) Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen yüksek eğimli bölümünde, yer yer ana kayanın ortaya çıktığı büyük taşlarla ve çalılar ile kaplı olduğu, güneyindeki sınırlaması itirazsız kesinleşen devlet ormanları ile aynı yapıda olduğu belirlendiğine göre, Hazinenin istemi de gözetilerek bu bölümünün de orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, kadastro harici bırakılması doğru değildir.
b) Çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) bölümü çıktıktan sonra geri kalan ve krokisinde 68 rakamı ile gösterilen 776.81 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise; her ne kadar kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda, 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, daha sonra yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamalarında durumunun değişmediği, eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği, ziraat uzmanı raporunda, genel arazi yapısı eğimli ve engebeli olan … Köyü arazilerinin uzantısı durumundaki bu bölümünde eğimin %50 olduğu, taş sekiler ile eğimin giderilmeye çalışıldığı, erezyon probleminin bulunmadığı, 25-30 metre uzunluğunda 5-15 metre genişliğinde iki adet terastan oluştuğu 4. sınıf … alanı olduğu, temizlenerek hububat ekildiği, para ve emek sarfıyla imar ihya edilmiş sayılabileceği, işlemeli … yapıldığına ilişkin izler ve arazinin işlenebilmesi için yapılan çalışmalar ve hali hazırda ekili kullanılır durumda olması nedeniyle, taşınmazda tarımsal kullanılabilirlik şartlarının evvelki malikten itibaren oluştuğunu gösterdiği, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı bildirilmiş. Jeolog bilirkişi raporunda ise ziraat uzmanı bilirkişi raporuna benzer bulgulardan söz edilmiş, yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın 25 yıl önce ölen nenesi Hörü’den annesi Sabahat’a kaldığını, onunda 10 yıl önce davalıya bağışladığını … alanı olarak kullanıldığını söylemişler, mahkemece bu delillere dayanılarak, çekişmeli parselin krokide 68 ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın ise reddine karar verilmişse de; orman bilirkişi, ziraat uzmanı ve Jeolog bilirkişinin raporları ile bu raporlara eklenen ve 01.12.2006 tarihinde çekildiği anlaşılan fotoğraflar incelendiğinde; 68 rakamı ile gösterilen bölümünde teknik anlamda teras olarak nitelenecek bir yapı bulunmadığı, arazideki taşların rastgele toplanıp, sıra halinde yığıldığı, bu taş yığınları arasındaki iki bölümüne buğday ekildiği, ekilen alanların yüzölçümünün, taşlar yığılmak suretiyle oluşturulan terasların alanlarından az olduğu, zeminin tamamen irili ufaklı taşlarla kaplı olduğu, buğdayların bu taşların arasından yer bularak açığa çıktığı, çevresine, … yapısına ve eğimi nedeniyle … alanı olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Genel yapısı taşlık ve çalılık niteliğindeki taşınmazın yüzölçümü az olan belli bölümlerine buğday ekmek suretiyle sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olmadığı, çekişmeli parselin tamamının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, somut bulgular karşısında yerel bilirkişi ve tanıkların soyut sözlerine değer verilemeyeceği gözetilerek, çekişmeli 68 ile gösterilen 776.81 m2 yüzölçümündeki bu bölümüne ilişkin davanın da kabulüne, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaysa da, Hazinenin istemi ile bağlı kalınarak orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bendin (a) paragrafında açıklanan nedenlerle; çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 3032.03 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Yukarıda ikinci bendin (b) paragrafında açıklanan nedenlerle; davacılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli … Köyü 405 ada 48 sayılı parselin … elemanı bilirkişi krokisinde (68) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 17/01/2008 günü oybirliği ile karar verildi.