Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14587 E. 2007/17060 K. 27.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14587
KARAR NO : 2007/17060
KARAR TARİHİ : 27.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.06.2006 tarih 2006/7224-7806 sayılı bozma kararında özetle: “Davacı … vekili, askı ilan süresinde 16.04.2002 tarihinde kadastro mahkemesinde açtığı davada; 120 ada 97 parselin Vakıflara ait Şubat 1995 tarih 9 nolu 7000. m2 yüzölçümlü tapu kaydı kapsamında kaldığı, … … Vakfının Paşadağı isimli Koruluk kapsamında kaldığı, … … Mescid ve zaviyesine bağlı olduğundan Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/161 E-1991/50 K. sayılı ilamı ile … adına tescil edildiğini, Tıflı … Vakıf ormanından geriye kalan kısmın ise halen asliye hukuk mahkemesinin 1999/726 sayılı dosyasında yargılamasına devam ettiğini … Köyü 120 ada 97 sayılı parselin TIFLI … VAKFI’na ait “… Dağı Koruluğu” içinde kaldığını, 45.000.000 m2 olan bu koruluğun 866.000 m2’sinin 5 ayrı tapu ile (20.02.1995 tarih ve 2, 4, 6, 8 ve 9 sıra nolu tapular) … adına tapuda kayıtlı bulunduğunu; geriye kalan 44.134.000 m2 kısımla ilgili tescil davasının halen Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/726 sayılı dava dosyasında görüldüğünü, çekişmeli parselin bu davası devam eden sahada kaldığını ileri sürerek, 120 ada 97 sayılı parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile … İdaresi adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, Asliye Hukuk Mahkemesince, keşif ve uygulama yapılmadan, “… Genel Müdürlüğüne ait yerlerin daha evvelce Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/161 E. – 1991/50 K. sayılı dava dosyasında yargılaması yapılıp, vakıf adına tesciline karar verildiği; çekişmeli parselin bu karar kapsamı dışında olduğu yolunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, yörede 1948 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken 1976 yılında 2. madde, daha sonra da 2/B madde uygulamasına konu olup, Hazine adına tapuya kaydedildiği; 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasının kesinleştiği 19.07.1977 tarihinden ve 2/B uygulamasının kesinleştiği 02.03.1990 tarihinden itibaren 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçesi” ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kesinleşen orman sınırları içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi gereğince Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılıp kesinleşen ve kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazın tapuya dayalı olarak tesciline yöneliktir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerin iptal ve tesciline ilişkin olup, orman kadastrosuna itiraz davası değildir. Bu itibarla, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre somut olayda uygulanamaz. Taşınmazın hangi yasa döneminde orman rejimi dışına çıkartıldığı araştırılmamıştır. 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasaların yürürlüğü sırasında orman
rejimi dışına çıkartılan yerler öncesi tapulu olsun olmasın Hazine adına çıkartılacağından tapu malikleri yararına bir hak doğmazsa da, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla; orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde dayanılan tapu kaydının, ilk orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten ve 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce oluşması, tapu kaydının yüzölçümüyle o yeri kapsaması ve orman kadastrosunun itirazsız kesinleşmesi halinde, mülkiyetin tekrar tapu sahibine intikal eder. Daha önce aynı mahkemenin 2004/275-1098 sayılı kararının Dairece inclenmesi sonucu verilen 2005/7787-1246 E.K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi, … Genel Müdürlüğünün aynı tapu kaydına dayanarak açtığı, tüm 2/B madde uygulamasıyla oluşturulan tapu kaydının iptaline ilişkin davaların birlikte ve bir bütün olarak incelenmesi gerektiği bir yana mahkemece hiçbir keşif ve uygulama yapılmadan ve dava konusu taşınmazın hangi yasa döneminde orman rejimi dışına çıkartıldığı belirlenmeden ve dayanılan tapu kayıtları ve dayanak krokileri ile tahdit haritası ayrıntılı biçimde uygulanıp kapsamları belirlenmeden davanın 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından söz edilerek somut olaya uymayan gerekçe ile reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli taşınmazın yörede 1977 yılında 1744 sayılı yasa gereğince yapılan aplikasyon ve 2.madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı,davacının dayandığı tapu kaydının orman kadastro çalışmalarından çok daha önceki yıllarda oluştuğu ve çekişmeli taşınmazın bu tapu kaydı içinde kaldığı gerekçeleri ile davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağında belirtilen sayısal yüzölçümü olan 5769.50 m2 olarak tapu kaydının iptali ile davacı kurum adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmektedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. 1976 yılında bu tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulamaları yapılarak 19.07.1976 ve 23.05.1977 tarihlerinde ilan edilip kesinleşmiştir. Daha sonra 1989 yılında aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışma da 02.03.1990 tarihinde ilan edilip kesinleşmiştir.
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki;
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde 1948 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sonucu Kazdağı Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan taşınmaz, … 1948 tarih 106 sıra numarası ile sınırı “tahdit haritasında gösterildiği gibi” şeklinde tanımlanarak Devlet Ormanı niteliğiyle miktarı belirtilmeksizin Hazine adına tapuya tescil edilmiş, bu orman hakkında 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu orman niteliğini yitiren yerler orman sınırları dışına çıkartılarak … 1948 tarih 106 numaralı tapu kaydından ifraz edilip, Haziran 1980 tarih 54, 55, 56, 58 ve 59 numaralarda Hazine adına tescil edilmiş ve … 1948 tarih 106 numaralı orman tapusundan geriye kalan bölüm … 1981 tarih 30 numarada “kayın, meşe cinsli Kazdağı Devlet Ormanı” ismiyle ve miktarı 99.101.500 m2 olarak tashihan Hazine adına tescil edilmiştir.
Orman rejimi dışına çıkartılan bölümler … 1948 tarih 106 numaralı orman tapusundan ifraz edilerek, Haziran 1980 tarih 54, 55, 56, 57, 58 ve 59 numaralarda Hazine adına tapu kaydı oluşturulurken, bu tapu kayıtlarının geldisinin … 1948 tarih 106 numaralı orman tapu kaydı olduğu ve Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yer olduğu belirtilmeden iktisap hanesine “Mal Müdürlüğünün 22.04.1980 tarih 40/168 sayılı yazısına istinaden senetsizden tescili yapıldı” şeklinde belirtilme yapılarak tescil edilmişlerdir.
… Genel Müdürlüğünün, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine elatmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatı (ecrimisil) isteğiyle açtığı dava, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı … …., tarafından Hakem Sıfatıyla görülmüş ve 05/01/1959 gün ve 22/1 sayılı kararla; Edremit … memurluğunun, “… İdaresi birinci sicil 322 sahifesinde Paşasultan Dağında vakfolunan korunun sınırlarının Doğusu; ……., ve … Gediği ve ……,i Çama varınca, Batısı; …., Dereden ve Kireç Ocağı ve….., ve Kadı Oturduğu ve … ve ….., Deresi ve … varınca, Kuzeyi; … Yolu … ve Kovanlığı ve … Gediği ve Eğribucak ve Hisar Gediği ve Defne Boğazına varınca, Güneyi; … Deresinden ve Hacımehmet Zeytintiği nısfı ve Çeşme Önüne varınca, olarak gönderildiği bu korunun vergisi … tarafından ödendiği gibi, tanıklar tarafından 1927 yılına kadar … tarafından idare olunduğu, … Dağı Ormanı denilen Maruf koru arazi mevkufei sahihadan kabul edilen yere Orman İdaresi ancak vakfa ait olduğunu nazara olarak 6831 Sayılı Kanunun kendisine tanıdığı yetkiye dayanarak muamele yapması gerektiği, sınırları belirtilen korunun vakfa aidiyetine, Orman yönetiminin elatmasının önlenmesine ve orman idaresinin zilyetliği kötü niyetli olmadığından haksız işgal tazminatı (ecrimisil) isteminin reddine karar verilmiş, ancak o tarihte dava konusu yerin 1948 tarihinde kesinleşen Devlet Ormanı sınırı içinde ve … 1948 tarih 106 numarada Hazine adına kayıtlı tapu kapsamında kaldığı halde, söz konusu kararda bunlardan hiç söz edilmemiştir.
Yine … 03/04/1989 tarihli dava dilekçesiyle Hazine aleyhine, Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, Haziran 1980 tarih 54, 55, 56, 58 ve 59 numaralarda Hazine adına kayıtlı bulunan 5, 8, 9 numaralı yerlerin tamamı ile 4, 6 numaralı yerlerin kısmen … Tıflı … Vakfına ait, Vakıf İdaresi birinci sicil 322 sahifesinde kayıtlı Vakfiye (sözü edilen belgenin vakfiye örneği değil Hüccet olduğu anlaşılmaktadır.) kapsamında bulunduğu halde, senetsizden Hazine adına tescil edildiği iddiasıyla, tapu kayıtlarının iptalini istemiş, Mahkemenin 18/03/1991 gün ve 1989/161-50 sayılı kararı ile “teknik bilirkişi … tarafından düzenlenen 20/10/1989 tarihli rapor ve eki krokiye göre dayanılan Vakfiye ile, … Vakıf Ormanı haritasının, tapu kayıtlarının bulunduğu yeri bilirkişi raporunda gösterildiği gibi kapsadığı” gerekçesiyle davanın kabulüne, … Köyü Haziran 1980 tarih 55, 58 ve 59 numarada Hazine adına kayıtlı sırasıyla 28500 m2, 5500 m2 ve 7000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının tamamı ile Haziran 1980 tarih 54 numarada Hazine adına tapuda kayıtlı 431 Hektar 2000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın mavi renk ile taralı 731000 m2 ve Haziran 1980 tarih 56 numarada Hazine adına tapuda kayıtlı 117 Hektar 4500 m2 olan taşınmazın kırmızı renk ile taralı 92000 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile ( … Vakıf Ormanı olduğuna ilişkin şerh verilmek) suretiyle … adına tapuya tesciline” karar verilmiş, Hazinenin temyizi üzerine hüküm Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09/03/1992 gün ve 1992/2239-3004 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş ve bundan sonra 731000 m2, 28500 m2, 92000 m2, 7000 m2 ve 5500 m2 yüzölçümündeki Hazineye ait Haziran 1980 tarih 55, 58, 59 numaralı tapu kaydının tamamı ile Haziran 1980 tarih 54 nolu tapu kaydının 731.000 m2 ve aynı tarih 56 nolu tapu kaydının 92.000 m2’lik bölümleri iptal edilerek, sırasıyla Şubat 1995 tarih 2, 4, 6, 8 ve 9 numaralarda beyanlar hanesinde “ … Vakıf Ormanı” yazılmak suretiyle … adına tescil edilmiş, Haziran 1980 tarih 54 ve 56 numaralı tapu kayıtlarından geriye kalan bölümler de sırasıyla Şubat 1995 tarih 3 numarada 3581000 m2 ve Şubat 1995 tarih 7 numarada 1082500 m2 yüzölçümünde zeytinlik niteliği ile Hazine üzerinde bırakılarak tescil edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/03/1991 gün ve 1989/161-50 sayılı mahkeme kararında, taşınmazların 1948 tahdidinin kesinleşmesi sonucu oluşturulan … 1948 tarih 106 numaralı tapu kaydı kapsamında iken 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/a. Maddesinin uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkartılan yer olduğunu, aynı maddenin 2/b maddesini ve zilhecce 1049 (1733) tarihli hüccetin geçerli bir vakfiye olup olmadığını ve vakfiye yada hüccetin 1744 Sayılı Yasanın 2/b maddesinde anılan tapu kaydı niteliğinde bulunup bulunmadığını, Orman Yasası ve 4785 Sayılı Yasa karşısındaki hukuki durumunun ne olduğunu, Devletleştirilen ormanların 1744 Sayılı Yasanın 2/a bendi gereğince nitelik yitirmesi nedeniyle orman sınırı dışına çıkartılması halinde, öncesi tapuda kayıtlı olan yada vakfiye kapsamında kalan yerlerin aynı maddenin (b) bendi gereğince mülkiyetinin tekrar sahiplerine intikal … etmeyeceğini ve orman tahdidinin itirazsız kesinleşip kesinleşmediğini, tartışıp değerlendirmeden, “davacının vakfiyeye dayandığı ve taşınmazların vakfiye ile Tıflı … Vakıf Ormanı haritasının kapsamında iken 1744 Sayılı Yasa uygulaması ile 2. madde ile orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.
Gerçekten, yukarıda belirtilen konular mahkeme kararında tartışılmamakla birlikte, Hazinenin cevap dilekçesinde belirtilen bu konular aynen mahkeme kararına yansıtılmış ve Yüksek 1. Hukuk Dairesinin 09/03/1992 gün ve 1992/2239-3004 sayılı kararı ile hüküm onanmış olduğuna göre, Hazine aleyhine, … yararına oluşan bu kesin hükme sadece Hazine yönünden değer vermek gerekirse, de dava konusu taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2. madde gereğince orman dışına çıkarılan yer olduğu yapılan incelemede belirlenmiş olup,
04/07/1973 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 1744 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi; “15/10/1961 gününden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden,
a- Su ve … rejimine zarar vermeyen, orman bütünlüğünü bozmayan, tarla, bağ, meyvalık, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (Antep fıstığı) gibi çeşitli … alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan yerler ile otlak, kışlak ve yaylak haline gelmiş yerler.
b- Şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim sahaları,
Orman sınırları dışına çıkarılır.
Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine uymadığı Orman Bakanlığınca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde orman kadastro komisyonlarınca yapılır. Bu düzeltme sonucu orman sınırları dışına çıkarılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder.
Yeniden yapılacak orman kadastrosunda da bu madde hükümleri uygulanır.
Geçici l inci maddeye göre bildirilecek gerekçeli mütalalarda, bu maddede yazılı hükümleri uygulamaya Orman Bakanlığı yetkilidir.
Bu madde hükümleri yanan orman sahalarında hiçbir suretle uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin şekil ve esaslar kanun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 6 ay içinde yürürlüğe konulacak tüzükle belli edilir.” hükümlerini içermektedir.
Olayda davacı … bir tapu kaydına dayanmamakta zilhecce 1049 (1733) tarihli hüccet kaydına dayanmakta olup bu kaydın geçerli bir vakfiye olup olmadığı tartışma konusu olduğu gibi 1744 Sayılı Yasada Orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin sadece tapu kaydının olması halinde tapu malikine geri döneceği hükme bağlanmıştır. 1744 Sayılı Yasada hüccet veya vakfiyeden bahsedilmemektedir. Çekişmeli taşınmazın Hazine ile … arasında görülen Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/03/1991 gün ve 1989/161-50 sayılı dosyasında kapsamı belirlenen ve fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen vakfiye hudutları içinde kaldığı bir an için kabul edilse dahi bu durum, taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması ile … adına orman sınırları dışına çıkarıldığı anlamına gelmez.
1948 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alınan ve … 1948 tarih 106 numarada orman niteliği ile Hazine adına tescil edilen taşınmaz kapsamında bulunan Vakfiyeye ve hüccetin hukuki değeri bulunmadığı halde, Vakfılar Genel Müdürlüğü tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan elatmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatı (ecrimisil) davası sonunda İkinci Hukuk Dairesi Başkanı … …..,’ın Hakem Sıfatıyla verildiği 05/01/1959 gün ve 22/1 sayılı kararda Orman Yönetimi, daha önce kesinleşen orman kadastrosuna ve bunun sonucu oluşan … 1948 tarih 106 numaralı orman tapu kaydı delil olarak bildirilmemiş olduğundan, Hakem gerekçeli kararında, orman kadastrosunun varlığından ve kadastro sonucu oluşturulan orman tapu kaydından hiç söz edilmemiş, sadece Edremit … İdaresinin Birinci Cilt 322 Sahifesinde yazılı 7. Zilhicce 1049 (1733) tarihli Hüccet ve Vakfiyeden bahsedilerek, Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Orman Yönetimi aleyhine verilen elatmanın önlenmesi kararıyla … 1948 tarih 106 numaralı tapu kaydının yada orman kadastrosunun iptal edilmiş olduğu kabul edilemez. Bu nedenle kesinleşen orman kadastrosu … 1948 tarih 106 numaralı tapu kaydı, orman rejimi
dışına çıkartılıp Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/03/1991 gün 1989/161-50 sayılı kararına konu olmayan bölümleri yönünden halen geçerliliğini sürdürmektedir.
Ayrıca 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre; bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte var olan gerçek veya tüzel özel kişilere, Vakıflara ve Köy, Belediye, Özel İdare kamu tüzel kişiliklerine ilişkin bütün ormanlar hiçbir işlem ve bildirime lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. İşte bu yasa gereği devletleştirilmiş sayılan … Dağı Ormanının kadastrosu yapılarak, 1/10.000 ölçekli haritası düzenlenip, ilana çıkartılmış ve işlem kesinleştiğinden bu orman ile bitişiğindeki diğer Devlet Ormanları birleştirilerek Hazine adına … 1948 tarih 106 numarada tescil edilmiştir. Orman kadastrosu kesinleşmekle orman içine alınan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları, vakfiye, hüccet gibi diğer belgeler (somut olayda vakfiye yada hüccet) yasal değerini kayıp etmiştir.
… İdaresinin dayanağı; Vakfıye yada hüccet kapsamında kaldığı ileri sürülen taşınmazın, vakfıyedeki nitelemesi korudur. Bitişikte Devlet Ormanı vardır. Bu nedenle 4785 Sayılı Yasa gereği, devletleştirildiği kabul edilerek 1948 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içine alınıp bitişikteki diğer Devlet Ormanları ile birlikte … 1948 tarih 106 numarada Kazdağı Devlet Ormanı ismiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği ve Devlet Ormanlarına bitişik olması nedeniyle 5658 Sayılı Yasa gereğince iadeye de tabi olmadığından (vakıflara ait Devletleştirilen ormanların Devlet ormanına bitişik olsun olmasın iade edileceğine dair 5658 Sayılı Yasada hiçbir hüküm de bulunmamaktadır.) bundan sonra artık vakfiye ve hüccete değer verilemez.
1976 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile, 1948 yılında kesinleşen orman kadastrosunda Öncesi orman olması nedeniyle, orman sınırları içine alınarak, … 1948 tarih 106 numarada orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmaz 15/10/1961 gününden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybettiğinden 2. maddenin (a) fıkrası hükmüne göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Çünkü taşınmazın öncesi ormandır ve aynı maddenin (b) bendi hükmüne göre, başka bir anlatımla birinci fıkra hükümlerine uymadığı için yani öncesi orman olmadığından sınır düzeltme sonucu orman dışına çıkartılmamıştır. Bu nedenle, mülkiyetinin tekrar … Genel Müdürlüğüne intikal ettiği kabul edilemez. Dava konusu taşınmaz … İdaresi ile Hazine arasında görülüp kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.03.1991 gün 1989/161-500 sayılı tapu iptali ve tescil davasına konu olan yerde olmadığından mahkemenin bu hususları gözönüne alarak davanın reddine karar vermesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.