Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14823 E. 2007/16856 K. 25.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14823
KARAR NO : 2007/16856
KARAR TARİHİ : 25.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA KONUSU : … (…, …) Köyü 795 parsel

Taraflar arasındaki “TAPU İPTALİ VE TESCİL -EL ATMANIN ÖNLENMESİ ” davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün;Dairemizin “25/1/2007” gün ve “2006/17862-2007/849 EK.” sayılı ilamıyla “ ONANMASINA ” karar verilmiş, süresi içinde “DAVALI … VEKİLİ ” tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … (…, …) Köyü 795 parsel sayılı 10980 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmalarında kısmen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı olan tapunun iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini ve davalının elatmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 5961.80 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölüme el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır. Bu kez davalı … vekili kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir. Yörede 1949 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 1974, 1984 ve 1996 yıllarında yapılan aplikasyon ile 2 madde ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 5961.80 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle bu bölümün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiş, Dairece, “İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/61-192 sayılı ilamın dosyasının bulunamadığı, kararda kesinleşme şerhinin olmadığından kesin hüküm olarak göz önüne alınamayacağı belirlenerek, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulanmadığı” nedeniyle onanmıştır.
Yapılan incelemede … (…, …) Köyünde 1967 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli 795 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiği, tespite Hazinenin itiraz ettiği, Orman Yönetiminin de davaya orman iddiasıyla katıldığı, yargılama sonucunda İzmir kadastro Mahkemesinin 31/08/1970 gün ve 1967/217-1970/350 sayılı kararı ile, çekişmeli 765 parsel sayılı taşınmazın tamamının yörede 1949 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı dışında kaldığı saptanarak … ve Hazinenin davasının reddine, taşınmazın tespit gibi gerçek kişi adına tesciline karar verilerek kesinleştiği ve kişi adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu tarihten sonra yörede 1744 Sayılı Yasaya göre 1974 yılında 9 sayılı orman kadastro komisyonunca yapılan orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2. madde uygulaması sırasında çekişmeli 795 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içine alındığı,bu işleme karşı tapu maliki … tarafından orman tahdidine itiraz edildiği, yapılan yargılama sonucunda İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/3/1980 gün ve 1980/61-192 sayılı kararı ile daha önce taraflar arasında görülerek kesinleşen İzmir kadastro Mahkemesinin 31/8/1970 gün ve 1967/217-1970/350 sayılı kararı ile çekişmeli 795 parselin kesinleşen orman sınırı dışında olduğunun hükmen saptandığı ve tekrar orman sının içine alınamayacağı gerekçesiyle, 9 sayılı orman kadastro komisyonunun 5980 m2 yüzölçümündeki alanın orman sınırı içine alınmasına ilişkin 18/12/1974 tarihli kararının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır
Her ne kadar İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/61-192 sayılı ilamı,dava dosyasının bulunamaması ve kararda kesinleşme şerhinin de olmaması sebebiyle kesin hüküm olarak kabul edilemese de, daha önce taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonucu , İzmir kadastro Mahkemesinin 31/8/1970 gün ve 1967/217-1970/350 sayılı kararı ile,çekişmeli 765 parsel sayılı taşınmazın tamamının yörede 1949 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı dışında kaldığı saptanarak ,… ve hazinenin davasının reddine, taşınmazın tespit gibi gerçek kişi adına tesciline karar verilip kesinleşmekle, kişi adına hükmen tapuya tescil edildiğinden, İzmir tapulama Mahkemesinin 31/8/1970 gün ve 1967/217-1970/350 sayılı kararı H.Y.U.Y nın 237 maddesi gereğince davacı gerçek kişi lehine kesin hüküm oluşturur.Davacının kesin hükümle orman sınırı dışında kaldığı saptanan taşınmazının 1744 sayılı yasaya göre 9 sayılı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmada, orman sınırı içine alınma işleminin iptali istemiyle İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/92 (bozmadan sonra 1980/61 sayılı esas olmuştur) esasında dava açtığı da anlaşıldığına göre, artık 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada orman sınırı içine alınma işleminin de kişi aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
O halde yerel mahkemece, kesin hükmün tüm yargı organlarını ve yönetim organlarını bağlayacağı ve tarafları yönünden kesin hüküm ve kesin delil niteliğinde bulunduğu gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, dairece hükmün onanması yanılgıya dayalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 25/1/2007 gün ve 2006/17862-2007/849 EK sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/12/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.