Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14834 E. 2008/3092 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14834
KARAR NO : 2008/3092
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI VE KARŞI DAVALI : …
KARŞI DAVACI VE DAVALI : …

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve tazminat davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … İlçesi … mevkii 552 parsel sayılı 13.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1952 tarih 190 sıra nolu 4753 Sayılı Yasa uyarınca oluşan tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … adına tespit ve tescil edilmiş, imar uygulaması üzerine 4260 ila 4281 parsellere ifraz edilmiştir. 4267 parsel sayılı 311,70 m2 yüzölçümündeki arsa niteliğindeki taşınmaz satış yoluyla …’e geçmiştir. Davacı …, çekişmeli 4267 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır ….; çekişmeli taşınmazı tapu kaydında hiçbir şerh olmaksızın satın aldığı, devletin tapu sicilinin tutulmasında objektif sorumluluğunun bulunduğu, … tarafından açılan dava ile kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olduğu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi aksi durumda yani taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile tapuya tescili karşılığında davalı taşınmazın dava tarihinde saptanacak gerçek değeri belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı şimdilik 10.000.- YTL’nin kamu alacaklarına uygulanan faiz oranı uygulanarak orman yönetiminden alınarak taraflarına verilmesi istemiyle karşı dava açmıştır.Mahkemece dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığı, % 20 – 25 eğimli olduğu, koruma makisi niteliğinde bulunduğu, üzerinin halihazırda dahi orman ağaçlarıyla kaplı olduğu, orman niteliğinde bulunan ve eğimi % 12’den fazla olan yerlerde tapu kaydına değer verilemeyeceği gerekçesi ile Orman Yönetiminin davasının kabulüne, karşı davacının davasının reddine, dava konusu 4267 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm karşı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil, el atmanın önlenmesi ve tazminat niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

-2-
2007/14834- 2008/3092

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritasında … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı, … tevzi komisyonunca 8 tevzi numarası ile … adına dağıtım ve tescilinin yapıldığı, taşınmazın tamamının tevzi haritasının kapsamında kaldığı, eğim ölçere göre %20-25 eğimli olduğu, üzerinin halihazırda tam kapalı bozuk baltalık orman örtüsü ile kaplı bulunduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı anlaşıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.’nun Y.K.D. nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, ve her ne kadar taşınmaz makiye ayırmadan sonra 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca tevzi edilmiş ise de, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.D.nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, halen eylemli orman olan taşınmazın özel mülkiyet olacak şekilde sicile kayıt edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, bu nitelikteki taşınmazların her nasılsa özel mülkiyet niteliği ile sicile geçirilerek, hakkında kayıt oluşturmasının yolsuz tescil (E.M.Y. md. 933 … T.M.Y. md. 1025) olduğu, karşı davacının taşınmazın eylemli durumunu bilmemesi mümkün olamayacağından T.M.Y.’nın (931) 1023. maddesinde yazılı iyi niyet kurallarından da yararlanamayacağı, kaldı ki Devlet Drmanlarında özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 28/02/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.