Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1485 E. 2007/4135 K. 29.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1485
KARAR NO : 2007/4135
KARAR TARİHİ : 29.03.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Hamsiköy Köyü 161 ada 3 parsel sayılı 266.78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, taşlık niteliği ile belgesizden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla davalı gerçek kişiye karşı dava açmış, tespit maliki Hazine davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile tespit maliki Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Davacı …, 01.05.2004 tarihinde davalı gerçek kişiye karşı 1 ve 12 nolu orman tahdit noktalarının batısında kalan taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiası ile açtığı dava, aynı mahkemenin 06.10.2006 tarih 2006/11 E. 74K sayılı kararı ile temyize konu olan 2006/137 sayılı dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Dava konusu olan taşınmazın 161 ada 3 parsel sayılı taşınmaz olduğu kabul edilerek bu parsel yönünden inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulmuştur. Ancak, öncelikle 161 ada 3 parsel sayılı taşınmaz taşlık niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş olup ortada Hazine taraf gösterilerek açılan bir dava bulunmamaktadır. Hazinenin sonradan davaya dahil edilmesi Hazineye taraf sıfatını kazandırmaz. Hem bu dosyada hem de birleşen 2006/11 sayılı dosyada davacı gerçek kişiye yönelik olarak açılmıştır. Davaya dahil edilen Hazine ile davalı gerçek kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığına ve ıslah yoluyla dahi taraf değiştirilemeyeceğine göre, 161 ada 3 parsele yönelik davanın husumet yönünden reddi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir. Bundan ayrı olarak; mahkemece, birleşen 2006 /11 E. sayılı dosyada dava konusu taşınmazın hangi ada ve parsel olarak tesbit edildiği belirlenip araştırma da yapılmamıştır. Oysa, 01.05.2006 tarihli dava dilekçesi ile … 1 ve 12 nolu orman tahdit noktalarının batısında kalan alanın orman niteliğinde olduğu iddiası ile davalı gerçek kişiye yönelik olarak dava açtığına ve kadastro tesbit tutanağından çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastro çalışmasının yapıldığı da anlaşıldığına göre, mahkemece bu orman kadastro çalışmasına ilişkin 1 ve 12 nolu orman tahdit noktalarını gösteren orman tahdit haritası, çalışma tutanakları ilgili orman işletme müdürlüğünden getirtilmeli fenni bilirkişi marifeti ile kadastro paftası ile çakıştırılmalı, 1 ve 12 nolu orman tahdit noktalarının batısında kalan alanda davalı gerçek kişi adına tesbit edilen taşınmazların hangi ada parsel altında tesbit edildiği belirlenmeli,
çekişmeli taşınmazlar belirlendikten sonra bunlara ilişkin kadastro tespit tutanak asılları dosyaya getirtilerek bu taşınmazlar ile ilgili uzman orman ve fenni bilirkişi aracılığı ile yöntemine uygun araştırma ve inceleme yapılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve yeterli araştırma yapılmadan kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 29/03/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.