YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/149
KARAR NO : 2007/2192
KARAR TARİHİ : 22.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü (…) 768 parsel sayılı 28.080 m2 yüzölçümündeki davalılar murisi … … adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sırasında kısmen orman sınırları içinde kaldığı belirtilerek tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini ve davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 768 parsel sayılı taşınmazın (C) ile gösterilen 2061 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların bu bölüm üzerindeki elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 16.05.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 1974 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması 1984 yılında 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve orman kadastrosu çalışması, 1998 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman ve … bilirkişileri düzenledikleri raporda çekişmeli yerin bir kısmının 1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidinde 3948, 3949 ve 3950 orman sınır noktalarını birleştiren hattın içinde kaldığını, yörede 1744 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarında ise tahdit içindeki bir bölümün 2/B madde uygulamasına konu olarak orman sınırları dışına çıkarıldığını belirtmişlerdir. Ne var ki, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1949 tarihinde yapılan ilk orman kadastro haritası, 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde haritası, 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde haritaları, 1966 tarihinde yapılan kadastro paftaları yerel bilirkişi yardımıyla harita mühendisi ve uzman orman yüksek mühendisi aracılığıyla yerine uygulanmadığı gibi, rapor ekindeki krokide bu uygulamalar ayrı ayrı gösterilmemiş, çekişmeli taşınmazın 1998 yılında yapılıp keşinleşen orman tahdit haritasındaki konumu iki orman sınır noktasıyla gösterilmiş, tahdit haritası ile çekişmeli parselin kadastro paftası ölçekleri eşitlenmemiş, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır.
-2-
2007/149-2192
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
O halde öncelikle 3116, 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastro, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları, 1966 yılında yapıldığı anlaşılan kadastro paftası bulundukları yerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, yörede 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ve 1974 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde haritası ile 1984 yılında 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve orman kadastro haritası, 1998 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde haritaları ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman sınır noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı; bilirkişilere, çekişmeli yerin bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı ayrı renklerle gösteren müşterek kroki düzenlettirilmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.