YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14919
KARAR NO : 2008/348
KARAR TARİHİ : 17.01.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … mevki 406 ada 67 Parsel sayılı 5016.97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, dozer ile düzlenmek suretiyle … alanı haline getirilmeye çalışıldığını, zilyetlikle edinilemeyeceğini Hazine adına tapuya tescilini, Orman Yönetimi ise taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları inde kaldığını, tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davalar birleştirilmiş, Mahkemece davaların KISMEN KABULÜNE, Çekişmeli parselin tesbitinin iptali ile 08.12.2006 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 692.64 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğiyle Hazine, aynı krokide, geriye kalan 4324.33 m2 yüzölçümündeki bölümün tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından 4324.33 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde ise 30.07.1982 tarihinde ilan edilip, 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu, orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının ve eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman bilirkişi raporunda, çekişmeli parselin orman sınırları dışında bırakıldığı, daha sonra yapılan 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamalarında durumunun değişmediği, eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği, Ziraat uzmanı raporunda, genel arazi yapısı eğimli ve engebeli olan … köyü arazilerinin uzantısı durumundaki çekişmeli parselin, tarımsal açıdan kısmen … yapmaya müsait olduğu, (A) bölümünde ana kayanın ortaya çıktığı, taşlık ve çalılık olduğu, diğer bölümde ise % 40-50 olan eğimin sekiler ile giderilmeye çalışıldığı, 80-100 metre uzunluğunda 7-8 metre genişlikte 1.5-2 metre derinlikte 4 adet terastan oluştuğu, temizlenerek üzerine buğday ekildiği, para ve emek sarfıyla imar ihya edilmiş yerlerden sayılabileceği, bu bölüm üzerinde geçmişte de … yapıldığına ilişkin izler bulunduğu, halen ekili olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, Jeolog bilirkişi raporunda da,
çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında kalan bölümünde genişliği 4-5 metre, uzunluğu 10-45 metre yüksekliği 1-2 metre olan 4 adet terastan oluştuğu bildirilmiş, yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın davalıya babasından kaldığını, 30 yıldır davalı tarafından ekilip biçildiğini söylemişler, Mahkemece bu delillere dayanılarak, Hazinenin (A) bölümüne ilişkin davasının kabulüne, taşınmazın 4324.33 m2 yüzölçümündeki diğer bölümüne ilişkin davanın ise reddine karar verilmişse de; Orman bilirkişi, ziraat uzmanı bilirkişi ve jeolog bilirkişinin raporları ile bu raporlara eklenen fotoğraflar birlikte incelendiğinde; taşınmazın (A) bölümünde ana kayanın tamamen açığa çıktığı, bu bölüme iş makineleri ile müdahale edildiği ancak keşif günkü haliyle bile … olduğu, 01.12.2006 tarihinde çekildiği anlaşılan fotoğrafta da görüldüğü üzere taşınmazın 4324.33 m2 yüzölçümündeki bölümünde ise teknik anlamda teras olarak nitelenecek bir yapı bulunmadığı, daha çok arazideki taşların rastgele sıra halinde toplandığı, jeolog bilirkişinin belirlemesine göre bu taş yığınları arasında, 10-45 metre uzunluğundaki ve 4-5 metre genişliğindeki 4 parçadan oluşan bölümde 25-30 cm boyuna erişmiş buğday ekili olduğu, bu bölümlerde zeminin irice taşlarla tamamen kaplı olduğu, buğdayların bu taşların arasından yer bularak açığa çıktığı görülmektedir. 4324.33 m2 yüzölçümündeki bu bölümünde, 4-5 metre genişliğinde 10-45 metre uzunluğundaki ekili alanların toplam yüzölçümü, en iyimser ve en yüksek rakamlarla 5 x 45=225 m2 yüzölçümündeki 4 bölümden olduğu düşünüldüğünde toplam 900 m2, taşların yığılı olduğu ve teras olarak nitelenen bölümün yüzölçümünün ise 3424.33 m2 olduğu, toplam 4324.33 m2 yüzölçümündeki bölümün sadece 900 m2’sine buğday ekmek suretiyle sürdürülen zilyletliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olmadığı, genel yapısı itibariyle sınırdaki ormanın ile aynı yapıda olan arazinin devamı niteliğindeki çekişmeli parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, somut bulgular karşısında, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut sözlerine değer verilemeyeceği gözetilerek, çekişmeli parselin tamamına ilişkin davanın kabulüne ve Hazinenin istemine göre orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17.01.2008 günü oybirliği ile karar verildi.