Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14929 E. 2008/349 K. 17.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14929
KARAR NO : 2008/349
KARAR TARİHİ : 17.01.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 180 ada 2 parsel sayılı 10454.92 m2 yüzölçümündeki iki adet kargir ev tarla iki ahır ve tarla nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle edinilemeyeceği iddiasıyla tesbitinin iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp, 21.11.1949 tarihinde ilan edilerek 21.02.1950 tarihide kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 sayılı yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp, arazi kadastrosu sonuçları ile ilan edilen aplikasyon uygulaması vardır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman Bilirkişisi, Ziraat Uzmanı bilirkişi ve Kadastro Kontrol Mühendisi bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, davalı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarını oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yörede Mera Teknik Ekibinin yaptığı çalışmada, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Akçapınar mevkiindeki 239, 244 ve 246 yazım numaralı Hazineye ait mera nitelikli vergi kayıtları kapsamının orman sınırları içinde kaldığından söz edildiği, Hazinenin bu mera nitelikli vergi kayıtlarına da tutunduğu halde, çekişmeli parselin mera niteliğinde olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır.
Bu nedenlerle, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu köy ve mevkiiye ilişkin mera nitelikli vergi kayıtları, varsa mera nitelikli tapu kayıtları, mera tahsis kararları yada mera olarak belirlemeye ilişkin idari kararlar ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu mevkiiye ilişkin 239, 244 ve 246 numaralı vergi kayıtlarından önce ve sonra gelen gerçek kişilere ait vergi kayıtları ve tapu kayıtları, çekişmeli parselin komşuları olan taşınmazların dosyada bulunmayanların kadastro tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları ilgili yönetimlerden eksiksiz olarak getirtilmeli, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyden olmayan ancak çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreyi bilen yeterince yaşlı üç yerel bilirkişi ismi tesbit edilmeli ve dosya bu şekilde keşif hazırlanmalı, daha sonra, önceki bilirkişiler dışında bir ziraat uzmanı ve bir elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişilerden çekişmeli taşınmazın mera sayılan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, mera nitelikli vergi kayıtları ve diğer karar ve haritalar yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel ve yakın parsellerin kayıtları ile memleket haritasında geçen mevki ve yer isimleri ile denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın bitki örtüsü ve … yapısı itibariyle mera sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde ziraat uzmanı bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı, … elemanı bilirkişiye keşfi ve kayıt uygulamasını yansıtan krokili rapor düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17/01/2008 günü oybirliği ile karar verildi.