Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15029 E. 2007/14126 K. 12.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15029
KARAR NO : 2007/14126
KARAR TARİHİ : 12.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz ile tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 10 parsel sayılı 26200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … … ve arkadaşları, taşınmazın Ağustos 1298 tarih 25 nolu tapu kapsamında kendilerine ait tarla olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 08.10.2004 tarihli krokide (A)=109.30 m2’lik bölümünün tapusunun iptali ile davacı … … mirasçıları adlarına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalılar Hazine ve Orman Yöretimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10 yıllık süre içinde açılan tapu kaydına dayalı orman tahdidine itiraz, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmış ve kesinleşmiştir.
Davacılar tapu kaydına dayalı olarak orman sınırlandırılmasının iptalini ve orman parseli içinde kaldığını iddia ettikleri taşınmazlarının adlarına tescilini istemişlerdir. Orman kadastrosu kesinleştiğine göre, bu davanın dinlenme koşulu, 6831 Sayılı Yasanın 11/1 maddesine göre tapu kaydının davalı taşınmaza uyması ve iddia edilen yeri kapsamasına bağlıdır. Davacıların dayandığı tapu kaydının buğday tepesi ve acı … ve arbe deresi ve tarik sınırları itibarıyla değişebilir sınırlı olup, miktarı yüzölçümü ile geçerlidir. Miktar fazlasının sınırdaki ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edildiğinden, zilyetlikle kazanılmasına olanak yoktur. Acı … sabit sınır kabul edildiğinde, tapu kaydı miktarından çok fazlası 109 ada 5, 6, 7, 8 ve 9 parseller olarak, davacılar adına tespit edilip kesinleşmiştir.Bu parsellerin kadastro sırasında belgesizden tespitlerinin yapılması davacılara bu davanın açılması hakkını vermez. Dayanılan tapu kaydının sınırları itibarıyla kuzeydeki davacılara ait 5, 6, 7, 8 ve 9 parselleri kapsadığı, dava konusu edilen yeri kapsamadığı açıktır. Bu durumda; davanın dinlenilme olanağı olmadığı gibi kabule göre de; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda davacılar adına tescile karar verilen taşınmazın (A) bölümünün memleket haritasında yeşil alanda kaldığı ve öncesinin orman olduğunun bildirilmesine rağmen davacı gerçek kişiler adına tescile karar verilmesi de doğru değildir. Tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu gözönünde bulundurularak davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, orman niteliğindeki taşınmazın bir kısmının özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde kısmen kabule karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/11//2007 günü oybirliği ile karar verildi.