Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15109 E. 2008/3096 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15109
KARAR NO : 2008/3096
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 8.6.2006 gün 2006/4942-8061 sayılı bozma kararında “Davacı …, Ocak 1971 tarih 163 sıra numaralı tapu kaydına ve Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1983/244-1985/653 sayılı ilamına tutunarak Sultançiftliği 614 sayılı parselin adına tescilini istemişse de tapu kaydının kendisine bu yolda bir hak bahşedip bahşetmeyeceği olgusunun eldeki dava ile belirleneceği, her ne kadar dayanak tapu kaydı 1979 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaza uygulanmış ise de Hazinenin itirazı üzerine Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1973/90-1976/180 sayılı ilamı ile bu tesbitin ikinci kadastro olması nedeniyle tespitin iptal edildiği ve bu davada davacı adına … bir kayıt oluşmadığı, Hazine tarafından açılan tescil davasının da Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1983/244-1985/653 sayılı ilamı ile reddedildiği, ancak bu davada da davacı kişi yararına tescile yönelik hüküm kurulmadığı, kararın gerekçesinden hareketle davacı yararına bir hak doğduğundan da söz etmenin mümkün olmadığı, H.Y.U.Y’nın 237. maddesine göre bir davada kesin hükümden söz edebilmek için davanın konusu, tarafları ve dayanılan maddi vakıalar olarak anlaşılması gerekirken iki dava arasında sebep birliğinin bulunmasının zorunluluğu olduğu, Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1983/244-1985/653 sayılı kararında davacı kişi yararına tescile ilişkin hüküm yer almadığı, temyize konu davada da davacının tutunduğu tapu kaydının çekişme konusu olması karşısında artık kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği, HGK’nun 04.03.1992 gün 1991/14-610 esas -1992/151 karar sayılı ilamının da aynı yönde olduğu, çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu Taşlıtepe Devlet Ormanının 1938 yılında yapılıp kesinleşen 3116 tahdit haritası içinde iken Aralık 1944 tarih 11 numarada Taşlıtepe Devlet Ormanı istemiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği ve çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca; orman rejimi dışına çıkartılan yerin mülkiyetinin tapu malikine intikal etmesi için, taşınmazın öncesi orman olmadığı halde, yanlışlıkla orman sınırları içine alındığı belirlenerek orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkarılması, dayanılan tapu kaydının çekişmeli yeri miktarı ve sınırları itibariyle kapsaması, tapu kaydının orman kadastrosunun yapıldığı tarihten daha önceki tarihli olması ve ilk tahdidin itirazsız kesinleşmesi halinde mümkün olduğu, somut olayda; çekişmeli taşınmaz, 1938 yılında yapılan ve kesinleşen orman sınırı içinde iken davacının tutunduğu tapu kaydının ilk geldisi 2510 Sayılı Yasa uyarınca 22.12.1944 tarih 99 sıra numarada tescil edildiğinden tapu kaydı hukuki değer taşımadığından 1744 Sayılı Yasanın 2.madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarma işleminde esas alınması ve sahipleri adlarına orman sınırı dışına çıkarılmasının söz
-2-
2007/15109-2008/3096

konusu olamayacağı, Hazine davanın devamı sırasında 29.11.2005 havale tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazın adına tescili istemiyle davaya katılmışsa da tapu kaydına değer verilemeyeceğinden davacı kişinin davasının reddiyle Hazine davasının kabulüne ve 614 sayılı parselin orman rejimi dışına çıkarılmış tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescile karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davacı Hazine davasının kabulüne, karşı davacı kişinin davasının reddine, dava konusu Sultançiftliği 614 parsel sayılı taşınmazın orman rejimi dışına çıkarılmış tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına dayalı tescile ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.