YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15412
KARAR NO : 2007/15522
KARAR TARİHİ : 29.11.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 163 ada 2 parsel sayılı 17.539.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Toptepe Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … vekili; … 1966 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydına tutunarak 2005 yılında yapılan genel arazi kadastrosu çalışmaları sırasında koordinat hatası yapıldığı, 1970 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritasına uyulmadığı, bu sebeple müvekkiline ait tahdit dışında kalan taşınmazının 163 ada 2 sayılı orman parseli içinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın tahdit dışında kaldığı, davacının tutunduğu tapu kaydının çekişme konusu yere uyduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 163 ada 2 parselin … bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 6.258,91 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 26.10.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, temyize konu taşınmazın orman tahdidinin dışında kaldığı, öncesinin orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu açıklanmış olup, çekişmeli taşınmazın doğu, batı, kuzey ve güneyinde kesinleşen tahdit içinde kalan üzerinde kızılçam ağaçlarının yer aldığı Devlet Ormanı bulunmaktadır. Davacı kişinin tutunduğu tapu kaydının doğu sınırında okunan “orman” batı ve kuzey sınırında okunan “yol” her tarafa uygulanabilecek sınırlardan olup güneyde okunan “… vereseleri”ninde çekişmeli taşınmaza oldukça uzakta bulunan 144 ada 2 parselin önceki zilyedinin olduğu açıklanmıştır. Dayanak tapu kaydında okunan “yol” sınırı, eski tarihli memleket haritasında da gözükmemektedir. Hal böyle iken, tapu kaydının sınırları itibariyle çekişmeli taşınmazı kapsamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyize konu taşınmaz kesinleşen tahdit dışında kalmakta ise de, orman içi açıklık niteliğindedir. 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca taşınmazın dört tarafının ormanla çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması halinde orman bütünlüğünün bozulduğu,orman içi açıklığın oluştuğu kabul edilmektedir. Çekişmeli taşınmazın etrafı ormanla çevrili olup, davacıların tutunduğu tapu kaydı buraya uymamaktadır. Bu durumda, çekişmeli taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir. Diğer taraftan, tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 29/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.