Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15433 E. 2007/14992 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15433
KARAR NO : 2007/14992
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 71 parsel sayılı 5704.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın kendisi ile … …’nın zilyetliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı ile davada taraf olmayan … … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde davacı ve davada taraf olmayan … … yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı hamtoprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilen taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Tapusuz bir taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için öncelikle, taşınmazın tescile tabi yerlerden olması ve zilyetliğin aralıksız ve davasız … sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması ve maddi olaylardan sayılan zilyetliğin bilirkişi ve tanık sözleri ile kanıtlanması gerekir. Ne var ki; bu konuda dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut içerikli ve yetersiz olduğu gibi davacının murisi olarak kabul edilen … … mirasçılarının kimler olduğu da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Ayrıca; davacı zilyetliğe dayandığına ve çekişmeli taşınmaz ham … vasfı ile tesbit gördüğüne göre bu taşınmazın 1980 – 1985 yıllarındaki resmi belgelerdeki konumu incelenerek o tarihler itibarı ile kullanılıp kullanılmadığı araştırılmamış, taşınmazın sınırında orman bulunduğu halde orman araştırması yapılmamış, bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içeriğine aykırı düşmesine karşın 3402 Sayılı yasanın 30/1. maddesi uyarınca tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine de çalışılmamıştır.
Bu nedenle, öncelikle miras bırakan … …’in varsa veraset ilamı, yoksa aile nüfus kayıt örneği ile taşınmazın öncesinin niteliğinin belirlenmesi için yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile yine 1980 – 1985 ve sonraki yıllara ait fotogometri yöntemiyle düzenlenen pafta örneği ile memleket haritası ve … fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, yapılacak araştırma sonucunda taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu saptandığı takdirde 1980-1985’li yıllar ve sonraki yıllara ait aktüel durumu gösteren memleket haritası ve … fotoğraflarında ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında taşınmazın kullanıldığına dair belirtilerin bulunup bulunmadığı saptanmalı, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı ve 1980 – 1985 yıllarında kullanım olup olmadığı özel aletlerle belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; mera tahsisi çalışmalarına ait belgeler karşısındaki durumu saptanmalı, komşu 102 ada 1 ve 104 ada 45 sayılı parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içeriğine aykırı olması halinde 3402 Sayılı Yasanın 30/1. maddesi uyarınca tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, 3402 Sayılı Yasanın 29 ve 30/2 maddesindeki ayrıcalıklar dışında davada taraf olmayanlar yararına hüküm kuralamayacağı düşünülmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.