Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15440 E. 2007/15629 K. 03.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15440
KARAR NO : 2007/15629
KARAR TARİHİ : 03.12.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Yörede 1987 yılında yapılan kadastro sırasında …Köyü 228, 230 ve 189 parsel sayılı sırasıyla 2700 m2, 5000 m2 ve 800 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve … adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların ortak miras bırakaanları … …dan kaldığı, kardeşi … ile birlikte kendisinin de payının bulunduğunu, ayrıca; bu parsellerin bitişiğindeki tesbit harici bırakılan yerlerin de ….., … ve … …adlarına tescilini istemiştir. Mahkemece 189 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişinin 08.05.2007 tarihli ek raporunda (A) ile gösterilen 24,17 m2’lik kısmının baraj kot alanında kalması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 16/c maddesi gereğince tescil harici barıkalmasına, baraj kotu dışında kalan 775.83 m2’lik bölümünün ise tarla niteliğiyle tesbit gibi … oğlu 1945 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline, 228 ve 230 sayılı parsellerin tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dava, 1989 yılında miras payına dayalı olarak gerçek kişiler arasında görülen kadastro tespitine itiraz ve tescil istemidir. Dava konusu 189,228 ve 230 parsel sayılı taşınmazlar belgesizden tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir.
Mahkemece, tutanakların edinme sütunları ve … haneleri kadastroca doldurulduğu ve davada Hazine ve Orman Yönetimi taraf olmadığı, 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine göre davaya asli müdahil olarak katılmadığı ve somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 30 uncu madde koşulları da olmadığı halde, orman araştırması yapılarak 228 ve 230 sayılı parsellerin orman olarak Hazine adına tescil edilmesi yasaya aykırıdır. Taşınmaz niteliğinin ve resen gerçek malikin araştırılması ilkesi ancak; 3402 Sayılı Yasanın 30. maddesinde yazılı koşullarının varlığı halinde mümkündür.
Diğer taraftan, davacı dava konusu 189, 228 ve 230 sayılı parsellerin bitişiğinde tesbit tutanağı düzenlenmeyerek tesbit harici bırakılan yerlerin adına tescilini istediği halde, mahkemece bu bölümler yönünden olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Medeni Yasanın 713/3. maddesi uyarınca açılan tescil davalarında husumet Hazine, Orman Yönetimi ve Köy Tüzelkişiliğine yöneltilmesi yasal zorunluluk ise de; tutanağı düzenlenmeyerek tesbit harici bırakılan yerlerde Kadastro Mahkemesi görevli olmadığından, bu bölümler hakkındaki davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru değildir.
O halde; Hazine ve Orman Yönetiminin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi hükmüne göre, davaya katılmaları halinde gerekli araştırma yapılıp Hazine ve Orman Yönetimi ile diğer taraf delilleri toplanarak, katılmamaları halinde, sadece davacı ve davalıların bildirdikleri ve bildirecekleri deliller toplanarak ve davalıların aleyhlerinde olan hükmü temyiz etmedikleri gözönünde bulundurularak karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.