Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15857 E. 2008/530 K. 21.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15857
KARAR NO : 2008/530
KARAR TARİHİ : 21.01.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi vekili ve İl Özel İdare Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyü Öteki … mevkiinde; … … de Yukarıyazı mevkiinde zilyetliklerinde bulunan taşınmazlara kamulaştırma işlemi yapılmadan Orman Bakanlığının oluru ile İl Özel İdaresi Köy Hizmetleri Müdürlüğünce 7490 m2’lik bir alana köy yolu açılmak suretiyle elatıldığından, davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davacı … tarafından davalılar … … ve … … aleyhine açılan davanın husumet, Orman İşletme Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi Köy Hizmetleri Müdürlüğü aleyhine açılan davanın da esas yönünden reddine, yine davacı … (…) … tarafından davalılar … … ve … … aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, aynı davacıların Orman İşletme Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi Köy Hizmetleri Müdürlüğü aleyhine açtıkları davanın kabulüne, taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kararının kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi vekili ve İl Özel İdare Müdürlüğü vekili tarafından davalı … … (…)’ye ait taşınmaz yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik hakkının korunmasına yönelik elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece davacılardan … …’ye ait Yukarıyazı mevkiinde bulunan taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan uzman orman bilirkişi raporunda, Yukarıyazı mevkiindeki … …’e ait taşınmazın memleket haritasında orman sayılmayan alanda kaldığı belirtilmişse de taşınmazın koordinatları belirlenip memleket haritasıyla ölçekleri denkleştirilmek suretiyle memleket haritası ile irtibatlı kroki düzenlenmemiş, sadece memleket haritası üzerindeki yerini nokta halinde işaretlemiş davaya konu yolun yüzölçümü saptanmamış, yörede genel arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığı da araştırılmamıştır. Ayrıca, keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazının … …’ye mirasbırakan … …’ten kaldığını, 40-50 yıldır zilyetliğinde olduğu bildirmişlerse miras bırakanın ölümünden sonra terekesinin mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, dava konusu taşınmazın paylaşım sonucu hangi mirasçıya düştüğü, zilyetliğin süresi, sürdürülüş biçimi konularına tam açıklık getirmemişlerdir. Taşınmaz paylaşılmamışsa iştirak halinde (elbirliği) mülkiyet hükümlerine tabi olduğundan mirasçıların bir kısmı tarafından açılan dava görülemez. Bu nedenle, ibraz edilecek veraset ilamına göre diğer mirasçılar belirlenerek davaya katılmaları veya yöntemine uygun biçimde onamlarının (muvafakatlarının) sağlanması, bu da mümkün olmaz ise miras ortaklığına (terekeye) mümessil atanması suretiyle davaya devam olunması gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle davanın görülebilirlik koşulu yerine getirilmeli, yörede genel arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise taşınmazla ilgili kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği sorularak görev konusu düşünülmeli, kadastro yapılmamışsa taşınmazın öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi için eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile kadastro yapılmışsa kadastro paftası ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro yapılmışsa kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle kadastro yapılmamışsa dava konusu taşınmazın koordinatları belirlendikten sonra memleket haritası ile ölçekleri denkleştirilmek suretiyle memleket haritası üzerine aplike edilerek çekişmeli taşınmazın konumunu gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, böylesine yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenerek zilyetliğin hangi günde başladığı, kaç yıl ne şekilde devam ettiği, kimin ne zamandan beri taşınmazda zilyet olduğu, zeminin ve kullanımın ekonomik amaca uygun bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı saptanmalı, oluştuğunun belirlenmesi halinde davanın kabulüne ve infazda duraksama yaratmayacak biçimde dava konusu taşınmazın sınırları ve yüzölçümü de belirlenmek suretiyle davalıların bu taşınmaza elatmalarının önlenmesine, mahkemece tasdikli … bilirkişi krokisinin ilama eklenmesine, aksi taktirde davanın reddine karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetimi ve İl Özel İdaresi Köy Hizmetleri Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21/01/2008 günü oybirliği ile karar verildi.