Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15966 E. 2008/1828 K. 07.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15966
KARAR NO : 2008/1828
KARAR TARİHİ : 07.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2006 gün ve 2006/14238-13226 sayılı bozma kararında özetle: “Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 381 parselden yenileme ve ifrazen açıldığı anlaşılmaktadır. Orman tahdit çalışma tutanağında 381 parselden bahsedilerek orman tahdit noktası tarif edilmektedir. Bu durumda öncelikle 381 parsel ile etrafındaki taşınmazı gösteren kadastro paftası gösterilerek yeniden uzman bilirkişilere orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulattırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1972 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1987 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman ve fenni bilirkişilerin düzenledikleri raporda çekişmeli 597 ada 7 parsel sayılı (ilk tesisi 381 parsel iken yenileme kadastro çalışması ile 597 ada 5 ila 9 parselleri ifraz edilen) taşınmazın yörede 1972 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında tamamının orman sınırları içinde iken, 1987 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında ise tamamının orman sınırları dışında kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın orman tahdit hattına göre konumunu gösteren krokiler sunmuşlardır. Ancak yörede 1972 yılında 6831 Sayılı Yasa gereğince orman kadastro çalışması yapılmış,1987 yılında ise sadece daha önce yapılan orman kadastro çalışmasında belirlenen orman tahdit noktalarının yenilenerek aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır.1987 yılında yapılan aplikasyon işlem ile daha önce yapılan orman kadastro çalışmasında belirlenen sınırlar daraltılamayacağı gibi … bir orman tahdit hattı da geçirilemez . Uzman bilirkişilerce çekişmeli taşınmazın 1972 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı saptandığına göre, mahkemece 1987 yılında yapılan çalışmanın sadece aplikasyon olduğu ,aplikasyon işlemi ile daha önce yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasında belirlenen tahdit hattının değiştirilemeyeceği, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gözönüne alınarak davanın kabulü yolunda hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile yörede 1987 yılında yapılan orman tahdit haritasına göre çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek davanın reddi yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.