YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16039
KARAR NO : 2008/3180
KARAR TARİHİ : 28.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 25.03.2005 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü 1013 parsel sayılı taşınmazın 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1992 yılında yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine, kısmen kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapuda davalı adına olan payın iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1992 yılında yapılıp 24.12.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki eylemli devlet ormanı olduğu, belirlenmişse de, Hazinenin çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı savıyla dava açtığı, dava sebebinin farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, mahkemenin dava dilekçesindeki hukuki vasıflandırma ile bağlı olmadığı, madi vakıa, başka deyişle, dava dilekçesinde sözü edilen maddi olay ile bağlı olduğu, Hazine tarafından, çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu, aslında çekişmeli taşınmazın Hazineye ait yerlerden olduğu halde, yolsuz tescil suretiyle davalı adına tapuya kayıt edildiği iddiasıyla bu tapu kaydının iptalinin ve Hazine adına tapuya tescilinin istendiği, gerçektende ormanların mülkiyetinin Hazineye, kullanılması başka deyişle intifasının da Orman Yönetimine ait olduğu, Hazineye ait yerlerden olmasına rağmen yolsuz tescil suretiyle davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istendiğine, tapu iptal ve tescile ilişkin bu istemin, Hazineye ait devlet ormanı nitelikli yerler ile bu niteliğini kayıp etmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler ayrımına dayanmadığı, esasen, Hazinenin devlet ormanı savıyla yeniden dava açmasını ve bu şekilde … baştan yargılama külfetlerine yol açılmasının usul ekonomisi ilkesine de uymayacağı gözetildiğinde, davanın bu nedenle reddi doğru değildir.
Diğer taraftan, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlendiği halde, Orman Yönetimi
-2-
2007/16039-2008/3180
tarafından taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle daha önce dava açılıp açılmadığı, açıldı ise akibeti araştırılmadığı gibi, Orman Yönetimi tarafından dosyaya gönderilen orman kadastro haritasında çekişmeli parsel kısmen orman kadastrosu sınırları içinde, kısmen de 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalacak şekilde işaretlendiği, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi krokisinde çekişmeli parseli ilgilendiren 2119 ila 2128 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile bir örneği dosyada bulunan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin orijinal haritanın renkli fotokopisindeki aynı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı açı ve mesafe olarak bir biri ile çeliştiği halde, mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli parselle ilgili Orman Yönetimi tarafından açılmış bir tapu iptal tescil davası, yada Hazine tarafından devlet ormanı savı ile açılmış bir tapu iptal tescil davası bulunup bulunmadığı araştırılarak, böyle bir dava varsa ilgisi nedeniyle davalar birleştirilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28/02/2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.