Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/16118 E. 2008/3506 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16118
KARAR NO : 2008/3506
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Karakuyu Köyü 103 ada 772 ve 102 ada 293 parsel sayılı sırasıyla 307 Hektar 8.300 m2 – 349 Hektar 5.788,89 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, vergi kaydı, ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 103 ada 772 ve 102 ada 293 parsel sayılı taşınmazların bir bölümlerinin adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kadastro sırasında davacı adına tespit edilen 103 ada 209 parselin tespit gibi tapuya tesciline, 102 ada 293 parselin kadastro tespitinin iptal edilerek … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A, B, C) ile işaretlenen sırasıyla 4.751,94 m2 – 812.02 m2 – 480,41 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacı adına, geriye kalan kesiminin ise tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Davacı …’in hükme dayanak yapılan … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 08.05.2007 tarihli krokili raporlarda 103 ada 772 sayılı orman parselinin (A ve B) ile işaretlenen bölümleri ile 102 ada 293 sayılı orman parselinin (A, B ve C) ile işaretlenen kesimlerini dava ettiği belirlendiği ve hasım doğru olarak gösterildiği halde mahkemece 103 ada 772 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı davalı şerhi verdirilerek dosya arasına getirtilmemiş ve bu parsel hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Kadastro tesbitine itiraz dosyalarında ada ve parsel numarasındaki hata önem arzetmeyip, husumetin doğru olarak yöneltilmesi yeterlidir. 103 ada 772 parsel sayılı taşınmazın tutanağı itirazsız kesinleştirilmiş ise de askı süresi içinde açılan eldeki dava karşısında tutanağın kesinleştirilmiş olması sonuca etkili değildir.
Bundan ayrı 102 ada 293 sayılı orman parselinin (A, B ve C) ile işaretlenen bölümlerinin kuzey, … ve batı tarafı 102 ada 293 sayılı devlet ormanının kesinleşen bölümleri ile çevrilidir. Doğu tarafında ise 102 ada 122, 123, 124 ve 125 sayılı çok … yüzölçümlü kişi parselleri bu parsellerden sonra ise yine 102 ada 293 sayılı orman parselinin kesinleşen bölümleri bulunmaktadır. 102 ada 122, 123, 124 ve 125 parsel sayılı taşınmazlar hakkında Hazine tarafından her zaman devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açılabilir. Davacı tapu kaydına da tutunmamıştır. Kaldı ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu ekindeki aplikeli memleket haritası incelendiğinde 102 ada 293
parsel sayılı taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümünün kuzeydeki bir kesimi ve komşu 102 ada 125 parselin tamamı yeşil renkli alanda, temyize konu yerlerin geriye kalan bölümleri ile 102 ada 122, 123 ve 124 parsel sayılı taşınmazlarda orman içi açıklık konumunda gözükmektedir. Bu durumda kişi adına tescile karar verilen 102 ada 293 parselin (A, B ve C) ile işaretlenen bölümleri 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup, zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir. Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez. 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca taşınmazın dört tarafının ormanla çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması halinde orman bütünlüğünün bozulduğu, orman içi açıklığın oluştuğu kabul edilmektedir.
Hal böyle iken 102 ada 293 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmeli, ayrıca 103 ada 772 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı davalı şerhi verdirilerek tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek davacının bu parsele ilişkin davası hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana 06/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.