Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/16156 E. 2008/2296 K. 14.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16156
KARAR NO : 2008/2296
KARAR TARİHİ : 14.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, 11.10.2002 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 1382 parsel sayılı taşınmazın 1960 yılından önce davalıların murisi … tarafından imar ve ihya edilip, … alanı haline getirildiğini, daha sonra kendisine devredildiğini, kendisi tarafından da … alanı olarak … sıfatıyla zilyet edildiğini, bu taşınmazın 1952 yılında makiye ayrılmakla ormanla olan ilişkisinin kesildiğini, yeniden Orman sınırları içinde aplike edilip Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının yasal dayanağı bulunmadığını, kadastroda kendi adına tesbit edilmesi gerekirken Hazine adına tesbit edildiğini, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu, Hazine adına oluşan tapu kaydının iptalini ve adına tapuya tescilini, davalılar murisi yararına beyanlar hanesine konulan zilyetlik şerhinin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 tarihli ilk orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp, 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyüne 1988 yılında yapılan kullanım kadastrosunda 1382 parsel sayılı 7400 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, 1963 ila 1970 yılında yapılan ve 16.09.1972 ila 16.10.1972 tarihleri arasında ilan edilen kadastroda, 1946 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olması nedeniyle 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tesbit ve tescil harici bırakıldığı, 1981 yılında yapılan ve kesinleşen işlemde 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 310 parsel sayısı ile Hazine adına tescil edildiği, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastroda öncesinde dava dışı 921, 970, 1509 ila 1518 sayılı parsellerin bir bütün olduğu, …’in kullanımında olduğundan söz edilip, beyanlar hanesine …’in kullanımında olduğuna ilişkin şerh yazılarak Hazine adına tesbit edilmiş, kadastro tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
-2-
2007/16156 – 2008/2296

Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca dahi makiye ayrılmadığı, 1981 yılında yapılıp kesinleşen işlemle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, üzerinde son 15-20 yıldır ekim dikim işi yapılmadığı, taşınmazın yüzölçümüne göre üzerinde bulunan 40 kadar aşılı … ağacı nedeniyle zeytinlik olarak nitelendirilemeyeceği, büyük kısmı taşlık ve çalılık niteliğinde olduğu ve imar ihyasının tamamlanmadığı, taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu, davacının … Köyü nüfusuna kayıtlı olmadığı ve bu köyde oturmadığı belirlenip, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, genel arazi kadastrosunda tapulama dışı bırakıldığı 1963 yılından, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı tarihe ve daha sonra 1988 yılında Hazine adına 310 parsel sayısıyla tescil edildiği tarihe ve dava tarihine kadar hiçbir zaman 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, gözetilerek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.