YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1618
KARAR NO : 2007/4413
KARAR TARİHİ : 03.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/01/2005 tarih 2004/10053-2005/337 esaslı bozma kararında özetle: “Kesmece Köyü 106 ada 26 parselle ilgili olarak mahkemece hükme esas alınan orman bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, 3402 Sayılı Yasanın 4.maddesine göre yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ait tutanaklar ve haritanın dosya arasında bulunmaması nedeniyle raporun denetlenemediği; taşınmazın memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planının uygulanması sonucunda tespit edilen konumunun bu belgeler ile genel arazi kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle gösterilmemiş olması nedeniyle kanı uyandırmadığı; bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde orman ağaçlarının varlığından söz edilmişse de, bunların niteliği, yaşı, sayısı ve yoğunluğunun açıklanmadığı; çekişmeli parsel kadastroca zilyetliğe dayanılarak davalı adına tespit ve kesinleşerek tapuya kaydedilmiş olduğu halde bu olgusunun davayı tanıklarının dinlenmesi suretiyle kanıtlanmadığı açıklandıktan sonra; memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının usulünce uygulanması, … uzmanı bilirkişiden rapor alınması, taraf tanıklarının taşınmaz başında dinlenerek davalı zilyetliğinin başlangıcı, sürdürülüş biçimi ve ekonomik amacına uygun olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne; kısmen reddine ve dava konusu Kesmece Köyü 106 ada 26 parselin … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 27023.57 m2’lik kısmının 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu anlaşıldığından davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen 2/B madde uygulama sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tescili davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli parselin 2/B madde alanında kalan kesiminin Hazine adına tesciline, orman tahdit sınırları dışında kalan … yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılmış, arazi kadastro ekiplerine teslim edilmişse de yasanın açık hükmüne karşın arazi kadastro ekibince 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre belirlenen orman sınırına uyulmadığından orman kadastrosunun tamamlanmış ve kesinleşmiş olduğu kabul edilemez.
Bu nedenle, taşınmazın memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarındaki durumuna göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir.
Dosya arasında bulunan orman bilirkişi raporunda çekişmeli yerin tamamının memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman alanında kaldığı, üzerinde halen orman varlığını koruduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan yönler gözetilerek taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, değinilen yönler gözardı edilip yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.